HABERLER & MAKALELER


Algılama Organlarımız ve Yeteneklerimiz

Değerli okurlarım, size sunduğum bu çizgi resim tarih öncesi bir kurmaya ait değil, insan bedenindeki tüm algılama, özellikle dokunmayla ilgili tüm algılamaların beyinde haritası çıkarttırırsak, gördüğünüz bu resim karşınıza çıkıyor. Yani ele, dile, dudaklara ayrılan bölüm neredeyse beynin yarısını kaplıyor. Diyelim ki, aşk ve sevişme cinselliği buraya yatmazsak, ka...

Atatürk ve Dehası

Değerli okurlarım, daha önceki yazılarımda, işgal edilmiş bir Türkiye’den örnekler verirken, Anadolu’nun doğusunu bu örneklere katmamıştım. Çünkü onu ayrı bir konuda işlemek istedim. Ruslar, Ermeniler Erzurum dâhil doğu illerimizi, işgal etmişler ve adeta yerleşmişlerdi. Bir cephede orada açılacaktı. İyi de Türk’ün askerden fazla gücü yok. Ama ö...

Atatürk’ü Sevmeye Neden Mecburuz

Değerli okurlarım, Berlin’e giderseniz, şehrin altı köstebek yolları ve yuvaları gibi, oyulmuş ve metro yollar yapılmıştır. Mısırdaki piramitlere baktığımız zaman, nasıl “vay canına” diyorsak, bu tünellere de hayranlıkla aynı şeyi söyleyebiliriz. Ama o tüneller, insanoğlunun yüz karası, acı ve ızdıraplarla inşa edilmiştir. Döneminin yönetimi ve diktatörü, Afrikalı siyahiler...

Haydar Hoca Hasta

Haydar hoca hasta, karganın biri başında öteki yanında, bekliyorlar. Köpeği ise, ayak ucunda Haydar hoca korumada, buna hayvanın insan sevgisi derler.

Ben Atatürk’üm

Değerli okurlarım, öyle Atatürk’ün askerleriyiz, destanlar yaratmak yerine, biraz daha özüne inelim. Eğer Atatürk hayatta olsaydı, bu sloganı kabul etmez, inanıyorum ki, benim ortaya attığım benzetmeyi, o büyük dehasıyla keşfeder, “ben Atatürk’üm” diye meydanları doldurun derdi. Gelelim benim ne olduğuma: Babamdan bir hücre aldım. Köyde yetiştim, bug&...

Atatürk Ve Cumhuriyet Olmasaydı

Ben köyde fukara bir çiftçi olarak, hayatımı zorluklar içinde geçirecektim. Fizik yapım tarla işine uygun değil. Yıkılmış ve harabe haline dönmüş bir ülkede, hiç kimse bugünkü gibi olmayacaktı. Bu binalar, yapılanmalar, çağdaş dünyanın gelişimine elden geldiğince ayak uydurmalar, sayın sayabildiğiniz kadar… Bunlar kavram olarak bile beynimize işlenmeyec...

Açlık Sendromu

Değerli okurlarım, bir süre önce insanlarımızın beslenmesi konusunda, gerçekten bir protein açlığı olduğunu yazmıştım. Eğer her insan senede bir portakal yerse, o yıl içinde hiç kimseye ikinci bir portakal kalmayacağını eklenmiştim. Herkes bu durumu görüyor, biliyor, üstelik beslenme uzmanları profesyoneller, amatörler bu konuyu istismar edip, çeşitli otlarda mucizeler ol...

Gelişme Malzemelerimiz

Beslenmeden söze başlayalım: Yiyeceklerimiz hayvansal ve bitkisel diye ikiye ayrılır. Halen ufak bahçen olanlar, birkaç aylığına sebze yiyebilirler. Ama beden gelişimi, hastalıklardan korunma, bedenin direnç kazanması ve zekânın gelişmesi için her insan kilosu kadar, hayvansal gıda yani et yemek zorundadır. Bu bilimin saptamasıdır. Hesabı birlikte yapalım: 80 milyon insan bebekler dâhil olar...

Beyin Nasıl Gelişir?

Her organ nasıl gelişirse, beyin de yaşam sistemine uyarak gelişir. Bedenin gelişmesi için antrenman yanında dokuların da iyi beslenmesi gereklidir. Aynı kural beyin için de geçerlidir. Antrenmandan söze başlayalım. Dünyayı 5 duyumuzla algılıyoruz: Görme, işitme, tat alma, dokunma ve de psikolojimizle. Antrenmana gelince: Diyelim ki, Anadolu da herhangi bir kent yada köydeyiz. Bir çocuk d...

Adım ve Ben

Değerli okurlarım, ben 1930 yılında Uşak’ın İkisaray köyünde doğdum. Ekonomik, sosyal, kültürel ve toplumsal bir harabe içindeydik. 35 evden oluşan köyümüze, erkeklerin 7 Mehmet, 4 Ahmet, 3 Osman, 3 Ali isimleri vardı. Kadınların adları ise, 6 Ayşe, 3 Fadime, 3 Emine, 2 Hasibe, 2 Zehra idi. Köyde konuşulan olaylar ve konular bu kişilerin üzerinden yapılırdı. Soyadı daha yerleşme...

İnsan Gelişimi

Her şey beyne ve olanaklara bağlıdır. Beyin ise, gelişim şansını genetiğinden alır, dünyaya geldiği ortamlarda, eğitimle ve kalite kazanır. Beyin ne denli potansiyel kaliteli ile dünyaya gelmiş olursa olsun, eğitilmemiş ise ham deri gibi ortada kalır. Gelelim bana: Doğduğum köy 35 evden ibaretti. Çoluk çocuk toplam, 280 kişi vardı. Bunlarda 180’ini görmek nasip olmazdı. İsimlerini bir önceki...

Hayal Dünyamız

Bir süre önce bir televizyon programında, hayal kurma konuşuldu. Konuşmacılardan biri hocamız, bir akademisyen bayan, bir de akrobatik hareketler yapar gibi konuşan, çok bildiğini bu hareketlerle inandırmaya çalışan bir erkekti. Program iki saat sürdü. Bu konuda bizde düşüncelerimizi ortaya koyalım. Hayal kurma psikolojinin antidepresanıdır, yani kişinin kendi yetenek ve gücüne g&o...

Aşk ve Sevgi Üzerine

Sevgili okurlarım, özellikle kızlarımız kadınlarımız aklı başında erkeklerimiz sizlere haykırıyorum. Nasıl bir atmosferden geldik, hangi iklime doğru koşuyoruz, biliyor musunuz ve hiç düşündünüz mü? 2000’li yılını da bitirmek üzereyiz. Önümüzde dolu dolu iki kuşak kaldı. Toplum hayatında nedir ki, iki üç kuşak öncesine göndersek, çok dinlediğimi...

Güzellik Üzerine

Bahçemde çiçeklerle ilgilenirken, iki üç kadın “çiçeklerin çok güzel” diye, övgüler. Ben de onlara teşekkür ettim: “ Aman siz güzel olun ki, dünya güzel olsun” dedim. Bu konuyu biraz açalım. En eski dönemlerden bu güne kadar, ruh güzelliği ve beden güzelliği diye iki kavram halk tarafından benimse...

Ölümsüz Aşklar

Her genç gibi, kız ve erkek birbirlerine âşıktırlar. İşi gereği adam başka bir şehre taşınır ve kızla mektuplaşmaya başlarlar. Kızın yanında anası, erkeğin yanında da babası vardır. Ailede başkaları yoktur. Derken günün birinde erkek bir iş kazasında ölür. Adamın oğluna gelen mektuplardan haberi vardır. Oğlunun öldüğünü kıza bildirmeye içi el vermez. Sanki oğlu hayattaymış gib...


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena