Erkekte Eşcinsellik

İnsanoğlunun varoluşundan bugüne dek süregelen ve bundan sonra da sürecek olan bir cinsel yaşam türüdür. Doğa, tüm canlıları karşı cinslere yönlendirerek, çoğalma amaçlı ilişkiler kompleksinde kurallar oluşturmuştur.Hepimiz doğanın kurallarına göre varolup yaşadığımıza göre, çoğalma amacına yönelik olmayan bu tür eğilim ve davranışlarımız nereden kaynaklanıyor.

Bunun yanıtı kısaca çok basit: İNSAN OLMAMIZDAN.

Bu yargımızı belki yadırgayabilirsiniz. Öteki canlılar kendi grupları içerisinde tek boyutlu cinselliği öğrenirlerken, insanların sıfır yaşından başlayarak geçen gelişim süraçlerinde, ailesel ya da toplumsal değerlere göre bir eğitim söz konusudur. Daha derinlerinde ise, çocuğun bebeklik çağından yedi yaşına kadar geçirdiği evreler de bu tür tercihlerde rol oynar.

Tarih sayfalarında dolaştığımızda, toplumların bu konuya bakış açısı çok değişik olmuştur. Erkek eşcinselliğinin daha üstün sayıldığı toplumlar yanında, eşcinselleri ateşe atarak cezalandıran toplumlar da yine bu dünyamızda görülmüş olaylardır.

Eşcinsellik çok karmaşık ve çok boyutlu bir olaydır. Asıl önemlisi, toplumun bu konudaki ağır yargılarından dolayı, eşcinsellerin iki arada bir derede kalarak yaşadıkları acı, mutsuz ve çaresizliklerde hepimizin sorumluluğu vardır.

Bu konuda kısaca bir cümle söylememiz gerekirse, kesinlikle kendi kimliğinizle ya da cinselliğinizle barış içinde olmalısınız. Hareket noktamız bu. Ben buyum diye kimliğinizle yüzleştiğinizde mutluluğunuz ya da bundan kurtulmanız için, gerekli enerjinizin kaynağını kurutmamış olursunuz.

Bunca toplumsal ağır yükü omuzlarınızda taşıyabilmek için, toplumun doğru ya da yanlış yargıları yerine bunlarla mücadele etmede başkalarına göre olumsuz gibi görünse de siz, kendinizi ben güçlüyüm diye bildiğinizde yolunuz açılmış demektir.

Dahası, bunun sizin üzerinizde yaratacağı olumsuz yönü gidermeye çalışırsanız ve yücelme mekanizmasını da harekete geçirirseniz, vardığımız sonuç, topluma yüce bir değer olarak yansıyabilir. Geçmişte ya da günümüzde, tarihte ve sanat alanında iz bırakmış nice eşcinseller eşcinsellikleriyle değil, yaratı kimlikleriyle ve yetenekleriyle anılmaktadır.

Size bu konuda bir kaç örnek vermek istiyorum. Sokrat, Büyük İskender, Jules Sezar, Çiçeron, Neron, Michalangelo, Leonardo da Vinci, heykaltraş Jerdum, Dükney, yazar Binkelman, şair Anderson, III. Henri, II. Edward, Goethe, Büyük Frederick, papalardan II. Poul, IV. Şekst, Lord Bayron, tchaikovsky, yakın tarihin en büyük acımasız lideri Hitler, bilinen ünlü eşcinsellerdir.

Bırakın tarihi, gözümüzü günümüze çevirdiğimizde de çok değerli eşcinsel ünlülerimiz vardır.

Bu açıdan baktığımızda, kimsenin yatak odası başkasını ilgilendirmez. Ama eşcinseller de yatak odalarının gizemini ve kendi özelliklerini de bir üstünlükmüş gibi yansıtlamaları da olmaz.

Ayrıca bir not düşelim. Anal zevklenme başkadır. Eşcinsellik başkadır. Biri dokunun zevk algılaması öteki ruhun yani psikolojinin eşcinselliğe kalıplanmasıdır.

Bir de biseksüel dediğimiz, hem kadın hem erkekle cinsel birleşme yapanlar var. Burada pasif birleşmeleri tercih edenlerden söz ediyoruz. Bu gibileri de, kendileriyle daha barışık oluyorlar. Çünkü kadın karşısında fonksiyone olabiliyorlar, en azından toplumsal yük omuzlarında yarı yarıya azalıyor.

Cinsel kimlik oturmuşsa, yani 17-18 yaşlarda ilşkiler başlamış, bu bir kaç yıl sürmüşse ve de kuşkusuz anal zevklenmenin yanında, psikolojik olarak da kendi cinsine yönelme varsa, tedavide fazla birşey yapamıyoruz.

Hiç bir deneme yapmamış, duygular bu yönlü programlanmışsa, bu gibi durumların tedavisi olabilir.

Ancak bazı eşcinsellerin evlenmeleri ve çocuk sahibi olma arzuları varsa, bu onun insan hakları ve demokratik haklarına gireceğinden, uzman hekimin ve ailenin kararıyla bir yol izlenmelidir.

Olayın bilimsel çerçevesini mutlaka uzman hekim çizmeli, o yol haritası izlenmelidir. Çünkü sorun bireysel değil, ailesel ve de toplumsaldır.
 
 
Saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11
 
Begen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena