Fanteziler

Fanteziler, cinsel yaşamımızın çiçek bahçeleridir. Renk renk değişik boyut ve kokularla bizlere cinselliğin labirentlerinde zevk katsayımızı arttırmada yardımcı olurlar. En önemli cinsel organımız beynimizdir. Bu nedenle beyin sürekli canlı ve enerjik tutulmalıdır. İşte burada fanteziler işe yarar.

Beynimiz sınırsız özgürlüklerde kanat çırpan, ele avuca sığmayan bir kuş gibidir. Kendi engin maviliklerinde yakaladığı frekanslarla kendine bir dünya kurmuş ise bunun ne kadarı bilimseldir, ne kadarı insanı tehlikeli dönemeçlere götürür sorusunu örneklerle yanıtlayayım.

Öyla insan vardır ki, fanteziye kapalıdır. Özellikle kadınlar, bir fanteziyi bile eşlerine ihanet sanarak, özgür maviliklerinde uçan duygularını bastırılmış önyargılarla budayıverirler. Belki evlilikte, bir zaman diliminde fanteziye gerek duyulmaz ama bu konuda monotonluk günün birinde eşlerin kapısını çalar ve fantezi o zaman cankurtaran simidi gibi olur.

Ama bazı insanlar ise fantezisiz bir cinsel birliktelikten hiç zevk almazlar.

Çiftlerden biri fantezi düşkünü, öteki de bu konuya kapalıysa ne olacak? Birini coşturan şey, ötekinin midesini bulandırıyorsa, buralarda özveri nereye kadar olmalı? Hareket noktamızı bilim mi, insan hakları mı yoksa tabular mı belirleyecek?

Fanteziler düş dünyamızda özgürce uçtuğumuz sanal alemimizdir. Aslında bilinç altı duygularımızın motive ettiği kimi zaman cinsel kişilik hakkında ipuçları veren fantezilerimiz, herkese özel olup kimlik kartımızın arka yüzüdür. Fantezisiz bir dünya bu alanda yavan ve kısır sayılabilir. Aslında buna da benzer; Güzel bir yemek yerken masadaki çiçek, süs, düzen yemeğin tadına tat katar.

Bu konuda kendi fantezinizi kendiniz bulun. Fantezinizin tutsağı olmayın. Partneriniz katılmıyorsa zorlamayın. Belirli sınırlarıda aşmayın. Hangi fantezi doğru, hangisi sakıncalı ve ne kadar süre devam edilebilir konuları eşe de bağlı olduğundan uzmanından öneri almanız gerekir.

Şimdi sizlere bu konuda ilginç fantezi örnekleri sunuyorum.

Burada ve tüm öteki sayfalarımızda kullanacağımız isimler sanaldır. Tom, ufak tefek genel ev düşkünü bir adam. Genel ev kadınları tarafından profesör diye biliniyor. Her seferinde gelirken yanında bir el çantası bulunduruyor, hep aynı kadınla odasına çıkıyor, çanta açılıyor ve içinden bebek önlüğü, emzik, biberon, çocuklara takılan alt bezi çıkarılıyor. Tom'a bunlar bağlanıp giydiriliyor. Kadın Tom'u kucağına bir bebek gibi alıyor, ağzında emziği ya da biberonu "agu hani benim bebişim, nasıl da memesini emiyor" derken poposunu şaplaklıyor.

Tom müthiş bir cinsel uyarı (exhitation) halinde, yani ereksiyon durumunda bir süre sonra orgazm oluyor, seans bitiyor. Kadına iki katı ücretini ödüyor, çantasını alıp gidiyor ve her hafta bunu düzenli olarak yineleniyor.

Bu fantezinin özü çocukluk yıllarına dayanır.

Bir karı koca Boğaz'da oturuyorlar. Zaman zaman bir sandala atlıyorlar. Biraz gözden uzak bir yere geldiklerinde, sandalda cinsel birleşme yapıyorlar. Bir süre sonra bu durum çevre halkının dikkatini çekiyor. Dürbünle izlediklerinden olay ortaya çıkıyor. Karı koca oturdukları yeri terketmek zorunda kalıyorlar. Her ikisi de normal koşullarda, yani evde aynı zevki alamadıklarını, sandalda müthiş bir heyecan kasırgası yaşadıklarını ifade ediyorlardı.

Yine bir karı koca, akşam trafiğinin yoğun olduğu bir saatte evden çıkıyorlar. Dolu bir otobüse biniyorlar. Kocası kadının arkasından ona sarılıyor ve bu otobüs yolculuğunda dışardan sürtünerek orgazma ulaşıyorlar.

Bir kadın eyersiz ata binmekten çok hoşlanıyor. Bu bir bakıma masturbasyonla ilgili düşünülebilir. Asıl önemli yanı kadın ata binmeden önce atı bir hayli kırbaçlıyor, bu da sadistik bir yanı var demektir. Atın canının yanarak ürküntü içinde şaha kalkmaları kadını çoşturuyor. Böylece orgazm eşiğine geldiğinde ata atlayıp deli gibi sürüyor ve orgazm oluyor. Bu kadının yataktaki fantezisi ise bir erkeğe ata biner gibi binip onu da kırbaçlamak. Ayrıca erkeklerin kadınları tekmeleyerek ve saçlarından sürükleyerek işkence etmeleri de ayrı bir fantezisi. Eşinin kollarında bunları düşleyerek orgazm oluyor ama, asla kendisi için böyle bir şeyi düşünmüyor.

Sam; yakışıklı, boylu poslu, 45 yaşlarında, sosyal statüsü de yerinde biri. Karısı da genç ve güzel. Adam yatak odalarına ikinci bir erkeği alarak üçlü seks yapmak istiyor. Kadın asla olmaz diye direniyor; "Doktor bey nasıl olur sonra kocama saygımı kaybederim, yüzüne bakamam." derken, adam ise; "Ne var bunda? Benim gözümün önünde olan bir şey, ihanet yok, suç yok. Amaç cinsellikten daha çok zek almaksa, ben bunu istiyorum. Karımın da bir süre sonra aynı zevki alacağını biliyorum. Neden olmasın?" diyor.

Yukarıdaki olaya benzer bir çift, aynı amaçla geldiler. Erkeğin istediğide yukardaki gibi. Bir tatilde bir kere de denemişler. Kadın hiç zevk almamış ve bir daha yapmamaya karar vermiş ama, erkek o günü unutamıyor ve zaman zaman bu tür üçlü ilişki istiyor.

Başka bir çift yurt dışında yaşıyorlar. Boylu poslu yakışıklı, son derece güzel giyimli bir adam ve 60 yaşlarında. Karısı genç. Kendi tanımlamasına göre dünya güzeliymiş. Yaz kış yaşamları tatil bölgelerinde geçiyor ve gözlerine kestirdikleri yalnız bir adamla, önce barda dostluk kuruyorlar. Sonra birlikte odalarına çıkıyorlar. Bundan sonrası kırmızı nokta alanına girdiğinden anlatmak istemiyorum ama, bir özellik var. Kadın kocasına; "Sünnetsiz olanlardan gına geldi, bir de sünnetli bulalım, bakalım o nasılmış?" isteğinde bulunuyor.

Eş değiştirmek yada çiftlerin yanına üçüncü bir kişiyi almaları da fanteziler içinde yer alabilir ama ülkemizde çok riskli sonuçlar doğurur.
 
Saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11
 
Begen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena