Alengirli İşlerin Rezillikli Planları

Okuyacağınız olay, ben öğrenci iken, 1953 yılında adlı tıp dersinde, yaşanmış bir olguydu. Hocamızın “Aman dikkatli olun” uyarılarıyla ders son bulmuştu.

Muayenhaneye bir kadın gelir. İçeri alındığında bir süre sonra feryatlar yükselir, “Yetişin... Doktor bana tecavüz ediyor” çığlıklarını atarken bir yandan da kadın gömleğini yırtmış, saçları dağıtmış, eliyle rujunu bozmuş ve doktorun da savunma amaçlı bir saldırı ile, yüzüne de çizik atmıştır.

Her şey planlandığı gibi işler. Dışarıdan içeriye adamlar dolar, bu tabloya tanık olurlar. Birinin de elinde, bir fotoğraf makinesi, olayı belgelemiştir.

Sonuç: Karakol, adliye, gerisi uzun hikaye...

Böyle bir komploda, tek başınasınızdır. Kanıt yok. Kendi kendinize Allah şahidim diye teselli olur savunursunuz ama, Yüce Allah da bu işleri öteki dünyaya bırakmıştır. Sizin yüce kimliğiniz mesleğinizin onuru ve diplomanız bir hayli incinmiştir.

İlk anlattığım olay tarihinde medya ağı öylesine yaygın değildi. En azından onurunuzu, küçük bir gurubun dışındakilere, koruma şansınız olurdu.

Ya şimdi?...

Çok özel bir plan ve programlanma ile ben 80 yaşında 56 yıllık doktor olarak öldürülmeye çalışıldım. Eli silahlı bir Anadolu genci, bu işi bitirecekti. Tabancası tutukluk yaptığı için ben şimdi hayattayım. Ve hekimlik görevimi yapıyor, ülkeye borcumu ödemeye devam ediyorum.

Ancak öldürmeye gelen genç, gene plan gereği, karakola giderken, ezberletilen TACİZ sözcüğünü medya gurubuna söylüyor: “TACİZ OLAYI” diyor. Bir saat sonra, PARA için diyor, daha bir saat sonra da “KAHRAMANLIK için yaptım” diye ifadesini kesinleştiriliyor.

Bu son itirafı, olayın ikinci saatinde ajanslardan geçmeye başlamasına ve cinayet şubesinde doğruluğu kesinlik kazanmasına rağmen, ben Türkiye’ye “tacizci!” olarak duyuruldum. KİME DERT ANLATAYIM NEYE YANAYIM?.. 1955 yılından beri doktorluk hizmetimi onurlu biçimde sürdürmekteyim. Durum böyleyken, BURASI TÜRKİYE diyerek kuru gürültülere kulak vermeden halka hizmete devam mı edeyim, yoksa bir köşeye mi çekileyim?

“Kervan yürüyor” halkım benden yana. Sadece bu güven beni kurşun işlemez duruma getiriyor. Yoluma devam ediyorum ama, gelecek için içim buruk, kalbim kırık...


Sevgi ve saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11
 
Begen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena