Analar Ağlamasın Ama Gülmesinler de!..

Her toplumda olduğu gibi, Türk halkında da anaya karşı daha derin, saygı ve sevgi vardır. Analar en kutsal değerler arasına konulur. Tarım ve hayvancılık kültürünün var ettiği bir toplumda, kadınlar yani analar olmasa, üretim durur, geçim olanaksızlaşır. Bu nedenlerle analar toplumu gelecek kuşakları, kısaca yaşamı var ederler ve o yaşamın sürdürülmesinde en büyük rolü oynarlar. Bebekliğimizden ölünceye kadar, önce analarımız sonra kadınlarımız yüzünden ayakta kalabildiğimiz için, kutsallık ve saygınlıklarını daha ötelere taşıyıp tanrısal boyut kandırsak da haklarıdır.

Sözle kolay söylenen “Analar ağlamasın” sloganına biz de yürekten katılıyor, analar ağlamasın diyoruz.

Ne var ki: Analar doğuştan ağlarlar. Genç kızlık ve evlilik dönemlerini geçelim, kadınlık aşaması ve değerlerinde “Ana” kavramına yapılan saldırılara bir bakalım.

Halkımızın, en saygın bilinen ve saygı duyulması gereken kavramlara, en çok ve en ağır küfürler üretmesi neden? Kırsal kesimde benim çocukluk ve gençlik yıllarımda, iki kutsal değere, halkın dilinde otomatikleşmiş küfürler edilirdi. Yerli yersiz gerekli gereksiz, küfürlerden biri: “Din” öteki “Ana” idi. “Dinini ……” ya da “Ananı ………” sözcüklerin arkasına o bilinen kelime eklenirdi. Bu küfürlerin yelpazesi aklın kabul edemeyecek kadar geniş boyutluydu. Örneğin “Dinini imanını ………”, “Ananın a……” yerlerine gelen yazılmamış sözcüklerin ne olduğunu siz biliyorsunuz. Bu iki sözcüğe üçüncü, dördüncü kelimelerde eklenirdi. Bunlar yetmezmiş gibi bir de başka aşamaya geçilirdi: “O….. çocuğu”, “O…… doğurduğu” gibi sözcüklere eklenenlerle nasıl bir rezillik olduğunu düşüncenize bırakıyorum.

Ben 10 yaşlarında köyde iken, yaşıtlarım bu konuda yarışa girerek birbirlerinin analarına eylem koyduklarında, ne telefon direkleri, ne bir ölçek haşhaş tanesi kadar küfür kalmıştı. Yarışın sonunda: “Ümmü dünya ananın a……” diyen kazanmıştı.

Nedir bu olanlar ve yaşananlar?

Bunlar bize atalarımızın mirasıdır.

Atalarımızda yüzlerce yıl Osmanlı egemenliği altına yaşayan halkımıza yüzlerce yıl hiçbir sosyal, estetik, dünyaya açılım, bilgi ve ilgi elleri uzanmamıştı. Sağlık imamların, üfürükçülerin muskalarına, kimse okuma yazma bilmediği içinde, bilgi ve inanç da kulaktan kulağa gelen hurafelere bırakılmıştı.

Osmanlı kültürünün bu mirasına şimdi bir yenisi eklendi: KADINLAR GÜLMESİN…

Emriniz olur efendim.

Gülücükler yüzünüzden eksik olmasın dileklerimle.
 
 
NOT: Gelecek konumuz gülme üzerine…

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
0212 293 33 10-11


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena