Asker Mektubudur

Gideceği Adres

Çanakkale Şehidi RECEPOĞLU İSMAİL
Topkapı Çanakkale Şehitleri Mezarlığı
Topkapı / İstanbul


Sevgili ve saygı değer, vatan için canını seve seve veren, 17 yaşında şehit olan dayıcığım, vatan kavgasının yapıldığı dönemde, Uşak’ın doğusunda 7 km doğusunda ikisaray köyünden, Çanakkale’ye gönüllü gitmek için şehre iniyorsun. Askerler sokakta rastladığı her genci kışlaya alıyorlar ve seni de öyle yaptılar. Akşam köye haber geldi. Ailen sana yol hazırlığı yapacak, ama yokluk, yoksulluk diz boyu. Evdeki eski bir yatak çarşafını kesip biçip bir sırt çantası yapıyorlar. İçine biraz ekmek, biraz peynir koyup, sabahın ilk ışıklarında Uşak’a damlıyorlar ve seni uğurlamaya geliyorlar.

Kışla etrafı duvarlarla çevrili, demir parmaklıklı bir alan. Uğurlamaya gelenler dışarıdan, adını söylüyorlar askerler içeriden çağırıyorlar. Çağrılan demir parmaklıklar arkasına geliyor, uzaktan vedalaşma böyle oluyor. Sen zaten neşeli bir gençmişsin. Aileni orada da güler yüzle karşılamışsın, senden de 5-6 yaş küçük olan kız kardeşine hep “anaş” dermişsin. Parmaklıkların arkasından ona: “Anaş sana sakız alayım mı? ” diye seslenmişsin. Kız nerede, para nerede, kardeş nerede ve kendisi nerede? Gidiş o gidiş…

1-2 ay sonra, başkasına yazdırdığı kısa bir mektup geliyor senden. Ben anamın ağzından hep şu sözleri duya duya büyüdüm.


Sivas dağında kar kalmadı
Yüreğimde yağ kalmadı
Daha yazacaktım ama
Kâğıdımda yer kalmadı


Bu mektuptan birkaç ay sonra, senin şehit haberin geliyor. Halen Topkapıda kaderdaşları ve askerlik arkadaşlarınla yatıyorsun.

Tarih 15 Mayıs 1919’da Yunanlılar İzmir’i işgal ediyor. Ardından Uşak’a geliyorlar. Bizim köye de bir karargâh birliği kuruyorlar. 3 yıl esaret hayatı yaşayan annemin en güzel yılları korku ve panik içinde geçiyor.

Sonra 1 Eylül 1922’de güneşle birlikte Dumlupınar’dan İzmir’e doğru akan süvariler, bizim köyün yanından geçip gidiyorlar.

Köy yanıyor, Uşak yanıyor, aynı gün köyümüze 1-2 km uzaklıktaki bir tepede Trikopis esir alınıyor.

Ve Atatürk… 10.000 güneş azametinde “makûs tarihi” silip süpürmek, için o da süvarilerin ardından İzmir’e doğru akıyor.

Çanakkale zaferi nedeniyle ben de bir not düşeyim dedim, değerli okurlarım. Ama bir soruyu da sormadan edemedim. Makûs tarihi görmeyen, gözleri kör olanların, makûs tarihini kim yenecek?

Çanakkale zaferimiz herkese kutlu ve dünyaya örnek olsun.

Sevgili dayıcığım, bu tarihin yazılmasında senin kanla yazılmış imzan, benim de soyumu yadsımayan, nankör olmayan bir kimliğim var, bayrağın elimde, huzur içinde yat.


Yeğenin
Dr. Haydar Dümen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena