Asumana İnledim

Benim gençlik yıllarımda, köy düğünlerinde dışarıda davullar vururken, kına gecesi eğlencelerinde, kadınlar felekten saatler çalmaya çalışırlardı. Bu düğün eğlencelerinde, Uşak’ta Gaman Kızı diye bilinin, ud çalan bir kadın yanında tef çalan bir kadınla o kadar ünlülerdi ki, evlenecek kızlar, kına geceleri Gaman Kızı gelmez ise, evlenmeyiz derlerdi. Bu da hayatlarında atabilecekleri tek kozlarıydı.

Gaman Kızı oturaklı bir kadındı ve usta bir gece eğlence yöneticisiydi. Hep oyun olmaz, arada bir uzun nağmeli bir şarkıyı, ud eşliğinde söyleyerek, kendi keyfini de çıkarmaya çalışırdı. Bir gün Gaman Kızı ara programa geçip: “Derdimi ummana döktüm, asumana inledim” şarkısına başlamıştı ki, bir kız ortaya çıktı, Gaman Kızın önündeki para peştemaline, adetten olan birkaç kuruş bozuk parayı attıktan sonra, başladı şıkıdıma. Kadınlar şaşkın, Gaman Kızı kararsız iken, sonunda önüne atılan birkaç kuruşluk bozuk para şarkıyı oyuna çevirdi.

“Derdimi ummana döktüm, asumana inledim” halen hepimiz için geçerlidir. Sen istediğin kadar inle kim anlar kim dinler.

Bir şarkımız daha var:

“Ağlamakla inlemekle ömrüm geçiyor
Devası yok, garip gönlüm günden güne ah eriyor”

Bu şarkılar halen söylendiğine göre, dert var denizlere okyanuslara dökülecek kadar çok ama ve de ağlamakla inlemekle ömrümüz gelip geçiyor. Ne yazık ki, değişen bir şey yok. Şimdi gelelim Mümtaz Tarhan hocanın sözüne: “İlkel bir toplumun tümü üniversiteyi bitirmiş de olsalar, o toplum her bireyi üniversiteyi bitirmiş ilkel bir toplum olarak değerlendirilir” demişti. Biz de diyoruz ki: “Çağdaş donanımdan yoksun bir kenti baştan sona gökdelenlerle donatsanız, her evi gökdelen olan gelişmemiş bir kent olur” diyoruz.

Keşke Osmanlı dedelerimizden kalan miraslar dünya müzelerinde birkaç hançer, birkaç çini işlemeli tabak yerine, birçok sanat yapıtlarıyla yerlerini almış olsalardı. Bizim Topkapı Müzemizi de o dönemden kalan silahlar, kazanlar, kaşık ve tencereler yerine, evrensel değerlerdeki eserler doldursaydı. Belki o zaman ve halen geçerli olan “ağlamakla inlemekle ömrüm geçiyor” şarkısını da insanlarımız da çoktan unutmuş olurlardı.


Sevgiler saygılar ve hüzünler

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
0212 293 33 11


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena