Atatürk ve Cumhuriyet Olmasaydı-II

Değerli okurlarım, sevgili gençler, nineler, çocuklar kim varsa, bu ülkenin sahibi ve ürünü sizler: Düşüncelerimi sizlere aktarmak istedim. Bizim gibi yaşlı ve tecrübeli insanların, yorum ve önerileri birçok tecrübelerden süzülüp, önünüze gelmekte ve sizlere sunulmaktadır. Bir önceki yazımda, Cumhuriyetimizin kurulmasından söz etmiştim. Eksik kalan aklıma gelenleri de şimdi tamamlıyorum:

Atatürk cephelerde savaşıyor, Arap çöllerinden Çanakkale’ye rahat ve huzur görmeden, bizler adına kendini feda ediyor. Bir de bakıyor ki, Türkiye işgal edilmiş. Vatanını seven her Türkün yapması gerekeni yapıyor ve bu işgale başkaldırıyor. İngilizler İstanbulda istedikleri gibi atoynatıyorlar. İstanbul, İzmir Antalya, Şanlıurfa gibi şehirlerimiz elimizden gitmiş, Vahdettin de İngiliz savaş gemisine binerek İngiltere’ye kaçıyor.
 
  1. Atatürk Saltanata son vermedi. Saltanat yaralı ülkeyi bırakıp kaçtı. Diyelim ki, Atatürk başaramadı, kendi hayatını da kaybetti. Ülke harap bir kaos içinde, İngilizler, Yunanlılar, Fransızlar niye bırakıp gitsinler ki… 1922’den 1939’a kadar 17 yıl sonra II. Dünya savaşı başlıyor. Türkiye işgal altında. Mecburen bu savaşta taraf olacak. Öncelikle Almanlar İstanbul ve boğaz trafiğini felç edecek ve harabeye çevirecek. Belki de Kafkaslardan Rusya’ya bir yol için Türkiye’yi seçecek, ya da İngilizler Türkleri savaşa mecbur edecekti. Bunun için de Anadolu’da ne kadar genç varsa, Alman işgal orduları ya da Almanlara karşı savaşanlar tarafından, gençlerimiz zorunlu olarak cephelere gönderilecekti. Savaşamayanlar geri planda hizmete alınacak, işi bitenin de alınlarına bir kurşun sıkılacaktı. 
  2. Kader, Türkiye’nin geleceğinin kökünü kurutacaktı. İşgal orduları kolay gitmez. Yer altı servetlerimiz telef edilecek, cascavlak bir Türkiye Arap kültürünün egemenliğinde yaşayacaktı. Yaşam felsefesi ölümden sonraki bir dünyaya feda edilecekti. Yakın tarihte yaşadığımız Arap baharı Türkiye’ye de gelecek, emperyalizm kendi kurallarını oynayarak, bir bakıma adımızı tarihten silmeye çalışacaktı. Böylece adımız tarihten silinmeye çalışılacaktı. Değerli okurlarım bütün bu anlattıklarımda Atatürk yok.
  3. Eğer Atatürk olmasaydı yorumuyla, ülke iskeletinin resmini çizdim sizlere. Hiçbirimiz olmayacak, milyonlara varan, çoğumuzun kemikleri bile kaybolacaktı. Kalanlar ise ne olup bittiğini anlamadan ya kaderlerine razı olacak ya da Fas, Cezayir, Tunus ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’den de yüzbinlerce mülteci bu sorunları başımıza bela eden, İngiltere, Fransa, İtalya ve Yunanistan’a mülteci olarak sığınacaklardı.

Değerli okurlarım, anlattıklarıma, ümmi denilen cahil kesimden ya da profesyonel eğitimci ve politikacılardan tek kişi çıkıp, bu yorum yanlış derse, ben bütün manevi varlığımı aklımı, kültürümü, yok sayıyor ve bir köşeye çekilip, Huu! derviş yaşamı sürdürerek, ölümümü beklemeyi karşılık olarak koyuyorum.

Sevgi ve Saygılarımla
Dr. Haydar Dümen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena