Böceğin Ölümü

(Gerçek Bir Rüyanın Yorumudur)
 
Rüyamda:

Ülkemizin çağdaşlaşma sürecinde, faal ve enerjik çaba harcayan ünlü vatandaşlarımızdan biri. Elinde yakaladığı gri renkli bir böcekle geldi. Böceğin başı yarım fındık arkası ise badem büyüklüğünde. Bunu kargalarım yesin diye getirmiş. Böceği masanın üstüne koydu, böcek akıl almaz bir hızla kaçıyor. Kaçmasın diye üzerine elindeki bir şeyle bastırdı. Kaldırdı böcek gene kaçıyor. Bu kere daha sert, ezmek ister gibi bastırdı kaldırdı, böcek kaçmaya devam ediyor. Üçüncü kez pestile çevirircesine bastırdı. Böceğin dokuları zarar gördü ama, gene de aynı hızla kaçıyor. Eline almak istedi, böceğin sokmasından korktu. Arka tarafından bastırıp, iğnesini çıkarırken karın organlarından ufak bir parça ile iğneye benzer çıkan şeyi de bir çubukla aldıktan sonra, böceği yere attı. Böcek yere düştüğünde benim kargalarımdan biriydi.

Bu rüyamdan etkilendim. Bir böceğinin ölümünden kaçış telaşı, paniği, kurtulma çabaları, direnci ve sonuna kadar pes etmemesi, yaralanmış bile olsa kaçması bana bir mesaj, bir ders gibi geldi. Her canlı, hepimiz ölümden, ölmekten böyle aynı tempoyla kaçarız. Bu demektir ki, biyolojik anlamda ve onun kurallarında, böcekle insanın yaşam yasaları aynıdır. Bir böcek deyip geçmemek gerekir ve de keyif için öldürülmemelidir.

Aklımdan çıkaramadım rüyanın yorumunu yapmak için, bilinçaltıma girdim. Böceği yakalayan arkadaşımızdan haraketle, böcek: Tutuculuğu, bağnazlığı, çağdaşlığa karşı olan her şeyi simgeliyordu. Onu öldürmek isteyen arkadaşımız ise, karşı safta yer almıştı. Peki neden o kardaştı da bir başkası değildi? Bu arkadaşımız talihsiz bir saldırıya uğramış, ölüme direnmek, ölümden kurtulmak için aynı çabalarla bağırıp haykırmıştı. Ses tonundaki yanıklık böceğin biyolojik çabasıyla örtüşüyordu.

Neden böcekli bir komposizyon girdi rüyama.

Bu rüyadan 10 gün önce, bir akşam üzeri, bahçede çalışan adamımı, bir kutunun kapağıyla bir pervane (helikopter) böceğini kuyruğundan yakalamış, bana getirmiş kargalarıma verip vermeyeceğimi sormuştu. Böcek canlıydı, ben ya kargalarıma bir ziyafet çekecek ya da böceği bırakacaktım. İkinci yolu seçtim ama, kuyruk bölümündeki zedelenmeden de hayatını sürdürebileceğinden emin değildim. Ertesi günde zaten olayı unutmuştum.

Olaylar bilinçaltına atılmış görünseler ya da unutulsalar da: Bilinçaltına gömülen hiçbir şey unutulmuyor ki...
Psikiyatr’ın temel ilkelerinen biridir. Bunu okumasını bilen uzmana göre, her rüya ya da davranışlarımız kolay çözülen bir bilmece gibidir.
 
 
Sevgi ve saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11
 
Begen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena