Büyük Aşklar

Tarihimizin olayları insan psikolojisini, tarihsel gerçeklerin ışığı altında yorumlamaya başladığınızda, çoğu zaman öteki insanların öfkelerini çekersiniz. Herkes egolarının tatmini için geçmişteki yüce duygular ve olaylardan enerji almak ister ve kimliğini bunlarla geliştirir. Geçmişte övünecek yüce kaynaklarımız pek yoktur. Ülkemizdeki kalıntılarda Romalıların, Yunanlıların, Bizanslıların tarihsel kalıntıları bizimkilerle oranla, %90 onlar öndedir. Genellikle yaşayan insanlarımızın arasında ailelerin önceki dördüncü kuşaktan atalarının isimlerini hatırlayan pek yoktur. Bu saydıklarımız, aşka indirgendiğinde sayfalarımız bomboştur. Elimizde kalan masalsı aşklardan biri; Leyla ile Mecnun’dur. Psikolojik olarak, bir mazoşistlik öyküdür. Mecnun asla Leylasına ulaşamaz. Yıllar süren çileler çekilir, kavuşma amacına dayanılmaz yoksunluklar içinde çöller aşılır, Mecnun artık insanlık kimliğinden çıkmış gibidir ve bu iki sevgili birbirlerine kavuşamazlar. Bu nasıl bir masaldır. Neye ve kime mesaj verir. Bizim kültürümüzle hiç ilgisi yoktur. Ali Baba ve Kırk Haramiler ve Binbir Gece Masalları gibi, aşk öykülerindeki folklorumuz Arap ve İran kaynaklıdır.

Bu masalları okuyanlar, dinleyenler aşkın büyüklüğü karşısında Tanrısal bir vecde kapılarak kendilerini o aşkın bir parçası sayarak umutsuzluğa kilitlenirler Tahir ile Zühre, Kerem ile Aslı da öyküleri de aynen buna benzer.

Biz, bizim olmayan künt, acımasız, çileli aşkları duya duya yüreğimize de düğüm ata ata aşklarımızı da boğa boğa bu günlere geldik. Dinsel inancın, özüne uyarak ya da çarptırılarak erkekten yana yaptırımlardan, benim yaşadığım kentte ki, kuşaklardan kuşaklara geçen bir öyküyü sizlere nakledicim.

Bir düğün alayı, bir köyden öteki köye gelini götürürlerken, damat gurubunda erkeklerin arasında damatla sağdıç da vardır. At üstündeki gelin kapalı örtüsünün altından bu iki kişiden birinin kocası olduğunu bilir. Sağdıç olan erkeği beğenir, içinden inşallah budur diye geçirir.

İşte o anda davulcusuyla atıyla bütün düğün alayı birden taş olur.

Doğanın sıradan bir kaya dizilişini böyle yorumlayan bir alt yapıda belki onlarca yıl daha geçmiş olsun demekten ve bu yazıları yazmaktan başka elimizden bir şey gelmiyor.
 

Saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11

 

Begen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena