Canavarlar Ülkesinde Kuzular Canavar, Canavarlar Kuzu Oldu

Eğer bir gazete sahibi olsaydım, sık sık gazetelerde gördüğümüz “Canavar Anne” başlığıyla verilen bir haber önüme gelseydi, ben şöyle yazardım.

Sorumsuz ve aklı kandırmacadan başka bir şeye çalışmayan bir erkek, körpecik bir kızı, çeşitli aldatmacalar ve kandırmalarla onunla sevişti. Bir süre sonra gebe kaldığını anlayan kız, telaşla panik içinde erkek arkadaşını aradı. Aldığı yanıt kanını dondurdu. “Sen kimsin? Ben seni tanımıyorum bile, kim bilir kimden peydahladığın bu çocuğu bana yamamak istiyorsan, başka kapıya” gibi bir suçlamayla karşılaştı.

Kız yemeden içmeden kesildi. Başına geleceklerden çok korkan paranoyak duygularla, uykusuz sabahları boyluyordu. Hiçbir çıkar yolu yoktu. Ailesi kabul etse çevresi, okulu, akrabaları onu dışlayacaklardı. Karabasan ve korkular içerisinde 9 ay öldü öldü dirildi.

Yatağında ölüm fermanını bekleyen mahkumlar gibi, acılı gözlerle ne olup bittiğini anlamaya çalışan bir anne adayıydı. Oysa baba olan erkek, kim bilir kaçıncı sevgilisine nice diller döküp, yalanlar söyleyerek birilerini daha gebe bırakma yolundaydı.

Suçlu nerede?

Tabi ki aramızda, yani hepimiz.

Bu öykü erkeksi bir dünyanın kurallarıyla oluşmuş bir düzen, doğuştan köle gibi yetiştirilen, ikinci sınıf insan sayılan kızlarımızın yazgısından birinindi. Erkeklik adına doğaya, yaradılışına isyan edilerek, tüm erdem ve etik değerlerin, cılız bir kızın omuzlarına yüklenmesine kim sebep olmuşsa suçlu onlardı.

Ölen bir bebek, minicik elleriyle anasının memesini ya da tenini ararken, ölümün soğuk pençesini içgüdüsel olarak sezinleyerek, bu dünyaya gözlerini kapatırken, bizler nasıl masum olabiliriz.
 



Kahraman Kedi

Aynı günlerde benzer bir olay Rusya’da yaşandı. Bir kız doğurduğu bebeğini, karton kutuya koyup bir apartman boşluğuna bırakmış. Hava soğuk ve dondurucu. Bir kedi çocuğu kutuda keşfetmiş, yanına gidip sarılmış, sabaha kadar üzerine yatarak onu donmaktan kurtarmış. Sabah olunca, kutudan sesler çıkartarak durumu haber vermiş.

Bebek kurtulmuş, kediyi de KAHRAMAN ilan etmişler.

Aynı çağ, aynı dönem ama onların kedileri kadar olamadığımız bizler, başka türlüyüz. Dünyanın, insanlığın ölçüleri evrenseldir. Aslında herkes her şeyi biliyor ama neyi, nasıl nereye kadar düzeltebiliriz? Bu yükü bu çarpıklıklarında gene nereye kadar taşıyabileceğimizi şimdilik kimse bilmiyor.

Çünkü önümüzdeki dağı aşsak, çığı var. Çığdan kurtulsak dağı var…
 
 
 
Saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 11


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena