Cinsel Taşkınlık

 
 
Bir Mektup
 
29 yaşında ve bekârım. Penisimin uzunluğu çok uzun kalınlığı bir o kadar. Günde dört beş defa rahat bir şekilde münasebette bulunabiliyordum. Geç orgazm olurum. Şimdiye kadar dört kere evlendim, fakat bu durumuma dayanamayan karılarımın hepsi kaçtılar. Her cinsel münasebette bulunmazsam deli olurum. Ne kadar zor durumda olduğumu takdir edersiniz. Son ümidim sizdedir, acaba ne yapabilirim?

Ayrıca, bu halimle ben kaç yaşıma kadar iktidarımı muhafaza edebilirim? Sağlığıma zararı olur mu? Fazla olan cinsel arzularımı nasıl yenebilirim?
 
 
*********************************************


Hypererotisme (cinsel taşkınlık) ya normal bünyenin bir işlevi, ya da bir hastalık bulgusudur. Normal bünyelerde cinsel işlemlerin, kişiden kişiye değiştiğini belirtmiştik. Her şeyde olduğu gibi, normal sayılan ve normali aşan cinsel olaylar vardır.

Fizyolojik bir gereksemenin giderilmesi için bile olsa, hatta kişinin bu durumdan belirli bir şikâyeti de olmasa, sinirsel deşarjlar ve çok cinsel birleşmenin yorucu eforu, giderek zararlı olabilir. Dengeli insan, tüm yaşamında olduğu gibi, cinsel yaşamında da normalin yakınlarında davranır. Ayrıca, cinsel yaşamın heyecanları, düşüncesi, tüm davranışların bu yöne yöneltilmesi, kişiyi topluma karşı güçsüz ve yetersiz duruma düşürebilir. Sosyal yaşamın gerektirdiği zorunluluklar ondan verimlilik bekler. Enerjinin çoğunun cinsel yaşama boşaltılması olumlu sayılamaz.

Cinsel taşkınlığın erkekteki gösterisine Satıryasis denilir. Böyle bir erkek, Donjuán tipi olarak bilinir. Çeşitli kadınlarla yaşar, bitip tükenmek bilmeyen istekleri ve cinsel açlığını, stereotipik bir tempo ile gidermeye çalışır. Poligam (çok kadınlı) bir yaşam yaşamasa bile, karısı yö-nünden de böyle bir evliliğin sakıncaları olmaktadır.

Yunan mitolojisinde, erkeklik gücünü keçi ayaklı Satyr'ler simgeliyor.(*) Satry'lerin libidoları sert huyluydu. Su perilerinin (Nymphe) kardeşleri olarak, bunları kovalarlar, dans ederler, flüt çalarlardı. Tek amaçları ve işleri, cinsel birleşme ve kösnül (şehvet) eğlenceleriydi. Satyr'ler nasıl doymak bilmeyen bir tutku ile herkese saldırıyorlarsa, satyriasique insanlar da, cinsellikleri yönünden sürekli bir ataklık ve taşkınlık içindedirler. Bu insanlar, kadınları oyuncak gibi kullanırlar. Hiç bir zaman bir kadınla yetinip gerçek zevki ve doyumu onda bu¬lamazlar. Sürekli bir arama taşkınlık ve cinsel açlık duyguları içindedirler.

Satryis'i, piriapizm'le karıştırmamak gerekir. Piriapizm'de genellikle omurilik yaralanmaları ve hastada gece-gündüzlü sürekli sönmeyen bir ereksiyon (penisin sertliği) vardır. Bu ereksiyon şiddetli ve ağrılıdır. Ejekülasyon olur ya da olmaz. Fakat ereksiyon süreklidir. Hasta, durumundan rahatsızdır.

Birçok akıl ve ruh hastalıklarından, organik beyin hastalıklarından, toksik ve uyuşturucu maddelerin etkisi altında, kişiler, anormal cinsel davranışlar gösterebilirler.

Bizde de teke’lik yakıştırmaları oradan mı geliyor dersiniz?...

Cinsel yaşam; canlının biyolojik yapısı ve yaşantısının bir parçasıdır. Bu yaşam canlıdan canlıya değişiklikler gösterir. Hayvanlarda bazı mevsimlerde görülen cinsel kızgınlığa karşı, insanlarda cinsel istek süreklidir. Çoğu hayvanlar yılda bir kez cinsel birleşme yaparlar. İnsanoğlu, öteki yaratıklardan daha yüksek bir düzeydedir. Psikolojik ve sosyal kurallar akıl ve ruh yapısı onu çok yönlü yaşamaya zorlar.

Bu nedenle, yeme içme kadar, çoğalma güdüleri yanında, entellektüel yapı, terazinin öteki kefesinde ağırlığıyla kişiyi dengeler. Böylece bir insan, ne tek başına biyolojik bir varlık, ne de elektronik bir makinadır. İnsan hem biyolojik açlıklarını gidererek, hem de ruhsal ve entellektüel doyumunu sağlayarak yaşamak zorundadır. Biyolojinin en alt basamaklarında geçerli yasalara uyup, psikolojinin sonsuzluluğuna uzanmış tek varlık olan insanın, cinsel yaşamı da ayrıcalıklar, özellikler gösterir.

Cinsel taşkınlık söz konusu olunca, başta kişinin ruhsal yapısı gözönüne alınmalıdır. Doğanın güçlü kurallarından biri de, adaptasyondur (uyum). Canlılar kendi dengesini ve uyumunu en iyi biçimde sağlar. Sözgelişi, enerjinin çoğunu beyin ve ruhsal yapıda tüketen bir kişi, bu yönü ile uğraşısını yapıyor, yaşam savaşında bu silâhlarını kullanıyor demektir. Enerjisini fizik yapısında kullanan kişi ise, başka yönden dengeyi korur.

Hipererotizm'i yalnız maddî anlamda açıklamaya çalışmak doğru değildir. Hormonal salgıların etkinliği ne kadar bu konuda değer taşıyorsa da, psikolojik açlığı yabana atmamak gerekir. Burada çocuk cinsiyetinin psikoseksüel gelişimine değgin duraklamalar, geri gitmeler (regression), Oedipus kompleksinin kötü arınmaları gibi ruhsal nedenler de vardır. Donjuán, bir türlü doymamış olarak, sürekli hareket durumunda, bir zamanlar sevmiş olduğu ana hayalini aramaktadır.

Ruhsal davranış bozuklukları gösteren kişiler çoğu kez hastalığın kesin sınırları içerisinde değildirler. Ruhsal hastalıklar, birbirlerinin sınırlarını aşarak ötekinden de semptomlar (bulgular) gösterirler, örneğin, cinsel taşkınlık içerisindeki kişi, çoğunluk sadist ruhlu olabilir. Yalnız kendi cinsel doyumu için, kadının psikolojisini ve sosyal yasaları çiğnemek, normal davranış değildir. Hipererotik insanlar, hedeflerine ulaşmaları için, bazı engelleri aşmada korkusuzca davrandıklarından, kriminel (yasal suç) olaylara neden olurlar.

Cinsel taşkınlığı olan erkeğin, hayvanlara bile saldırdığı görülmektedir. Kişiyi, kişilik ölçülerinde tutan moral değerlerin arkasında, cinsel yaşam da vardır. Bu yaşamın toplumsal yasalara ve bilime uygun olması en doğrusudur.
 
 
Saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11
 
Begen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena