Dünyanın Yaşı - Bizim Başımız

Evrenin yaşının 15 milyar yıl olduğu söyleniyor. Doğrudur, bunda bir kuşkumuz yok. Güneşimizin ve onun bir gezeni olan Dünyanın yaşı ise, 4,5-5 milyar yıl olarak hesaplanmıştır. Bundan da bir kuşkumuz yok. 1-1,5 milyar yıl dünya ateşten bir top. Bu sürenin sonlarına doğru, yanardağlar, lavlar, yanıyor dünya yanıyor. Göktaşları bombardımanları, ateşten toplar halinde yağıyor ve dünya bir kazanda kaynıyor.

Daha sonra yer yüzü kabuk bağlıyor ama gene hareketli. Sular oluşuyor, çukurları dolduruyor. Denizde ya da bir gölde, ilk hücrenin mineral ve kimyası oluşunca bir tetiklemeyle ilk hücre oluşuyor ve canlıların ilk adımı atılıyor.
Bitkilerin, hayvanların hepimizin atası o. Önce denizlerde bir kıpırdanış başlıyor, hücreler kolonilerini kurarak canlı dokularını oluşturuyorlar. Bu canlı dokular yaşamın zorlaması ve de parolası doğrultusunda, zorlukların da şifrelerini çözerek organize varlıklar olarak denizlerde kaynaşmaya başlıyorlar.

Bu ilkel varlıklara deniz adeta dar gelmeye başlıyor, ilkel yapılarını duruma uydurarak evrimsel bir adım atıyorlar, hem suda hem karada yaşamaya başlıyorlar. Bundan yana da bir kuşkumuz yok. Bu sayıların tümü bilimsel kanıtlar olarak, insanoğlunun yüce algılama araştırma hesaplarıyla bilgilerimizin veritabanını oluşturmaktadır.
Ortalama 4 milyar yıl sonra, dinazorların benzerlerinin daha ilkeleri ama aynı oranda dev cüsselileri dünyayı sarıyorlar. Bir vahçet denizinde, ikiyüz milyon yıl sonra onları da yutuyor, köklerini kurutuyor. Ortalama üçyüz milyon yıl önce, tarihsel zaman diliminde artık kapı komşumuz olan şu dinazorlar ortaya çıkıyorlar.

Bu dünyaya şimdi bir bakalım: Kuşlar yok, kelebekler yok, böcekler, göze batan memeliler yok, çiçekler yok. Devasa ormanlar, devasa ormanlarda devasa hayvanlar, devasa sesleriyle devasa vahşetle birbirlerini yiyerek bağıra bağıra yaşam sürüyorlar. Bir daha deyinelim 175 milyon yıllık bu saltanat, 60 milyonn yıl önce bir göktaşının gazabıyla hayattan siliniyor. Daha sonra dünyayı buzul çağı kaplıyor. Sadece yer altında, toprak altında yaşamaya alışmış, belki de dinazorlardan kaçmak için, bu yeteneklerini geliştirmiş olan hayvanlar, bu buzul çağının felaketini de atlatmayı başararak hayata tutunuyorlar.

40 milyon yıl önce, maymuna benzer, bu memeli ufak kemirgenlerden, gelir daha uzun kuyruklu daha küçük bir fosili bulunuyor ve maymunların atası kabul ediliyor. Böyle yer yüzü bir hayvanlar cennetine dönüşüyor, evrimleşenler kendi sosyal kolonilerini koruyorlar. Yaşam savaşı da başlıyor.

Ortalama 600.000 yıl önce homo-erectus denilen atalarımız ayağa kalkar bir evrim reformu yaparak, bugünlere yürüyorlar. 200.000 yıl önce Homospainler artık kümeleşmiş maymunlar gibi, gerektiğinde yer değiştirerek, alet de kullanarak kendilerine daha uyumlu ve verimli yaşam alanlarına yayılıyorlar. Son buzul çağınıda dünyayı binlerce metre buzlar kaplayınca, denizlerin suyu azalıyor. Kızıl denizden insanların karşıya geçebileceği durumundan yararlananlar önce Asyaya yayılıyorlar. 40.000 yıl öncede Avrupadalar. Orada karşılaştıkları Neodantenler eritip yokediyor.

Homospainler bir 4-5 yıl önce Alaskanın Sibirya ile yakınlaşması ve buzulanma nedeniyle Asyadan Amerikaya geçiş de sağlıyor.

Şimdi gelelim hesabımıza, kitabımıza:

175 milyon yıl, dinazorların cennetine dünyanın vahşetine. Kim neyi kimin için yarattı, bu dinazorlar neyin ve kimin işine yaradı. Şöyle bir hesapla daha iyi anlayalım: Hz. İsa’nın doğuşundan bu güne 2.000 yıl. Hz. Muhammet’den bu güne ise 1.500 yıl geçti. Hz İsa’dan bu güne geçen süreyi 1.000 katına çıkarır yani 1.000 ile çarparsak. Her 2.000 yılı 1.000 sayarsak, bu süreyi de bin kere yaşarsak toplam 2 milyon yıl ediyor.

Bu kadar süreyi, 10 kere daha yenileyelim. Bu da 20 milyon eder. Kısacası, 2 milyon yılı 100 kere yenileyelim 200 milyon yıl eder.

Estetikten, güzellikten yoksun bu vahşetin ve acımasızlığın temelinde hangi metafizik güçler yatar? Ve amaç nedir. Biz bunu, bu günkü beynimizde algılayamıyoruz. Gelecekteki beynşimizde de algılayamayacağız. Çünkü algıladıklarımız evrenin gerçek verilerinden kaynaklanmaktadır. Onun bir adım ötesi, Big-Beng’e gider.

Dinazorların ölümünden, yani 60 milyon yılın son 500 bininde, yarım milyon. Bir başka hesapla 65 milyonun 120’de 1’i zaman diliminde ayağa kalkan maymun atalarımızla bugünkü evrimi yakaladığımız son 20 bin yılıda buna katarsak. Dinazorların yok oluşundan bu güne geçen zamanın ilkel de olsa, insan olmanın kısaca ayağa kalkmanın 30 binde 1’i kadar bir sürede, dünyanın çilesini çekiyor ya da tadını çıkartıyoruz.

Kutsal kitaplar dünyanın yaşını 6 bin yıl olarak veriyor. Dünyanın oluşu 6 gün içinde tamamlanıyor.

İşte iki hesap, işte dünyanın yaşı, işte bizim başımız...

Seç seç al.
 

Saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11
 
Begen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena