Eğrisi Doğrusu

13-15 yaşları arasında, çocukluktan gençliğe geçit köprüsünden bir kişiyi alır, istediğiniz doğrultuda eğitim verir beynini yıkarsanız büyük ölçüde etkiniz altına da kalır. Böyle çocuğun ailesel, toplumsal ve de eğitimsel bir alt yapısı da varsa, geçeceğiniz yol, sizin ve onun için de asfalta dönüşür. Bu çocuk ya da kişinin alt yapısı uygun değil ise, gene de eliniz boş dönmez.

İşte bir örnek, gazete haberinden aktarıyorum: 15 yaşındaki bir çocuk evinden kaçıp, IŞİD’e katılıyor, bu katılışını da: “Cennette huriler bizi bekliyor” diye yorumluyor. Burada birbirine bağlı birçok etken söz konusu olabilir. Cennette huriler onu bekliyorsa, cennete gidiş pasaportu da cihat uğruna bir savaşa katılıp ölerek ya da öldürürse eline veriliyor.

Yoksulluk ya da yoksunluk içinde yetişmiş bir çocuk, ölümden niye korksun ki!? Dünyada yeterince çile çekiyor, bir kıza yan gözle bile bakamıyor, hormonları da onu zorluyorsa, bu durumda irade gücünün dayanması şansa kalmıştır. Bu yolda bir sürü hazırlık döneminden sonra, çocukların raydan çıkmaları da bir tetiklemeye kalır. Bu tür olaylardaki ülkemizde ve Orta Doğu’ya bir bakalım: Düşman genellikle dini inançlara uymayan kâfirlerdir! Bunlar sözle ya da bazı uyarılarla doğru yola! gelmiyorlarsa ölümü hak etmişlerdir!.. Ölen cehennemi boylayacak, öldüren cennete gidecektir. Orta Doğu’da olan bunlar. İki taraf Müslüman, iki taraf da kendilerine göre cenneti parselliyorlar.

Bunun için gencin eline, bir silah ya da bomba vereceksin. Çoğu zaman sokakta alışveriş merkezlerinde olan masum vatandaşları öldüreceksin, öldürende cennete gidecek! Kim yapıyor bunları? İslam ülkelerinin dinibütün! öne çıkanları. Geçmişte Irak-İran savaşında her iki tarafta ölenler cennete gitmeyi bekliyorlardı. Tanrı sanki yukarıdan sirk oyunu seyreder gibi bir duruma düşürülüyordu. Bu savaşlarda da ölenlere ödül olarak hurilerle süslenmiş cennet sunuluyordu. Yüce adalete göre bir taraf haklı olur.

Aslında dinsel ve bilimsel eğitim şöyle olmak zorundadır: “Sen insan olarak yaratıldın, yaşadığın sürece görevin, bir yandan yaradanına şükrederken, öte yandan da topluma yararın olacak, onların mutluluğu için çalışacak, ahlak dışına çıkanlara da doğru yolu göstereceksin. Bundan sonrasının görevi sana düşmez. Yani hizmet için erken ölümü değil, uzun yaşamı seçerek, daha çok Allah’a yakın daha çok insanlara yararlı olacaksın.” Hangi zorlamayla olursa olsun, ölen de öldüren de din kardeşleridir. Çoğalıp güçlenme yerine, Müslümanlar birbirlerini öldürüyorlar.

Bizim de sanki o yola çekilecekmiş gibi, bir halimiz var, düşüncesiyle bunları yazdım. Büyük güçleri kutsal değerleri, ayak oyunlarına, kişisel özel çıkarlarımıza sokarsak, rol alan ya da göz yuman sistem ve kişiler evrensel değerlere karşı suç işlemiş olur.
 

Saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
0212 293 33 11


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena