Erkek Kadın, Önce İnsanız

İnsan bedeni ve sağlığıyla ilgili tedavi uygulamalarında kimsenin gıkı çıkmaz. Bu doğru olandır. Çünkü yetkili bir bilim dalı ve de onunla ilgili öteki kurumlar vardır.
 
Eğer konu cinsellikle ilgiliyse durum değişir, insanlarda bir tedirginlik havası esmeye başlar. Herkes sosyolog, ahlakçı ve yasal uygulayıcı gibi reaksiyon gösterir.

Bu gibi durumlarda, cinsel konuların kişiye özgü olduğu unutulur. Eğer toplum düzenini bozmuyorsa, bunu kullanma hakkının kişilerin kendilerine ait olduğu dışlanır. Birçok insan süregelen değer yargıları ve benimsemelerin koruyucusu gibi davranır. Bunlardan birini, sanatçı Nil Erkoçlar’ın kadınlıktan erkekliğe geçişinde gördük. İki yıl dolaylarında Çapa Psikiyatri Kliniği’nde tedavi olmuş, erkek kimliği bilimsel olarak onaylanmış, yasal değişim haklarını da almış. Kadın bedeniyle erkek cinsiyetini kullanma gibi bir ikileme gitmediği gibi gene kadın bedenini kullanarak kadınlarla ruhunun işlediği aşk ve cinsel yaklaşımlara girerek gizli bir kamuflajla kadın ve kızlara olumsuz aktarmalar da yapmamış.

İşte Nil Erkoçlar’ın yüceliği, dürüstlüğü ve de insanlık onuru budur. Bundan sonrası kendini ilgilendirir. İşitiyoruz ki aleyhinde bir yığın tehditler savruluyormuş. Etik ve yasal yollardan geçtiği için böyle savruk kışkırtmalar, çağa, insan olma yüceliğimize yakışmaz. Kişisel olarak girdiği bu yolda gelecekteki yaşamının eğrisi, doğrusu kendini ilgilendirir. Ancak bu operasyonu yaptıranlarda ileride büyük pişmanlıklar ortaya çıkıyor. Bu ayrı bir konu.

Benim değinmek istediğim bir başka konu var. Erkoçlar ailesinin kızlarının ardında olmaları, annelik-babalık görev ve sorumluluklarını anlayışla içlerine sindirip kızlarına destek olmaları, tarihsel süreçte bir devrim sayılmalıdır.

Diyelim ki onun ailesinde olduğu gibi başka ailelerde de bu tür cinsel değişim isteyen pek çok erkeğin kadın olmak gibi amaçları vardır. Acaba bu insanların aileleri çocuklarının “erkek iken kadın olma” isteğine ne derece yandaş olabilirler ve ne derece çocuklarını desteklerlerdi? Bu sorunun yanıtı bana göre hiç desteklemezlerdi. Çünkü bizim değer yargılarımızda erkek olmak bir üstünlük taşır.

Ne zaman ki erkek çocuklarının kadınlığa geçiş isteğinde Nil Erkoçlar’ın örneğinde olduğu gibi, aileleri çocuklarının arkasında olurlarsa o zaman insan hakları ve de eşitlik kavramlarında dengeler kurulmuş olur.

Oysa bu tür değişim operasyonlarının sonu genellikle pişmanlıktır. Ben bir hekim olarak bu operasyonlara taraftar değilim.


Saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11

 

Begen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena