Geçmiş Kadınlar Günü Üzerine

Değerli kadınlarımız, analarımız, kızlarımız, bacılarımız, sevgilerimiz, eşlerimiz geçmiş kadınlar gününüz kutlu olsun. Hepinize saygı ve sevgilerimle selamlıyorum. Kadınlar gününüz öyle senede bir gün sizlere, erkekler tarafından sunulmuş, bir armağan gibi değil, içten duygularımla sesleniyorum.

Yılda bir gün sizin. Peki 364 gün kimin?.. Sevgililer günü de vardır, erkekler tarafından kutlanır. Ancak bu kutlanış bedelinden daha çoğu aynı gün geri alınır. Orada örtülü bir çıkarcılık vardır. Anneler gününüz de var. Aslında piyasaları canlandırdığından paranın piyasada dönmesine sebep olduğunuzdan aldığınızın çok çok katını, topluma geri vermeniz ve aracı olmanız bir yana, eşleriniz biraz da çocukların hatırı için unutmadığı gününüzü de sayarsak, geriye 362 gün kaldı. Evlilik yıl dönümü, %90’ı ailede ilk 10 yıldan sonra unutulur. Gerisini de bana saydırmayın içiniz burkulur.

Peki erkekler kendilerine ayırdığı 361 günü ne yaparlar. Neden böyle bencil, doyumsuz (dediğim dedik, öttürdüğüm düdüktür derler). Kadınlar günümüzü kutladık da, neyi paylaştık sizinle, yaşamınız da ne değişti, hangi saygınlığınız size iade edildi? Bundan sonrasını da saymak istemiyorum. Kapitalizmin renkli balonlarından biri olan bu günler, tuzu kuru ülkeler için bir keyiftir, yaşam enerjisine bir parça can katıp, bir artı değer olarak kullanmadır. Maçoluk kılıç gibi belimizde tabanca gibi cebimizde olduğu sürece, bir gün bile kadınlar gününde kadın katliamları durmadı. Bu düzen sizin gününüzde bile aynen devam ediyorsa, kim anlar kim dinler?!... Bakmayın gürül gürül konuşan yetkililere. Ellerinden bir şey gelmediği için, özverilerle savaşınıza katılanlara bir sözüm yok, ama maço krallığında ister idareci, ister baba, ister eş her kimse de bu krallığından vazgeçmeyeceğine göre, iş Tanrıya duaya kaldı. Toplumsal köklü bir değişim için de, elinizdeki bütün yetenekleriniz ve gücünüz budandığından bu sosyal mahkumiyet daha acılı geleceklere gebe. Tanrı önce erkeklere, (maçolarından kurtulmaları, sevecen yüreğe sahip olmaları, kadın haklarını yemeyen onlara saygı duyan adil bir kimlik kazanmaları için) sevecen bencil olmayan bir yürek, sonra sizlere direnme gücü ve şans versin. Dilek olarak bile olsa bir laf da ben edeyim dedim. 50 yıldır yazıyor çiziyorum, elimden geleni yapıyorum insanları aydınlatmaya çalışıyorum kendi adıma vardığımız sonuç HİÇ. Çünkü şu anda Atatürk döneminden ve bu güne göre 50 yıl öncesinden, haklarınız ve özgürlükleriniz konusunda daha gerideyiz.
 
Saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11
 
Begen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena