Gözümüze Takılanlar

Beslenme uzmanı sayın Prof. Dr. Hülya Çağatay hocamız, canlı ve radikal bir sunumla, insanlarımızın doğru beslenmeleri için neler yiyip içmelerinden söz ediyorsunuz. Televizyonda yemek masası başında önerilerinizi dinlerken, içim burkuldu. Hocam, siz kime hizmet ediyorsunuz? Siz bu halkın içinden çıkıp oralara geldiniz. Halkımızı ve onun gerçeklerini unutup, sanki padişah sofrasına menü hazırlar gibi önerilerinize bir bakalım, sonra bir iki kelime edelim.

Sabah kahvaltısı: 2 yumurta, ceviz, badem, kuru kayısı, peynir, zeytin ve bir şeyler daha var aklıma gelmiyor, ama ekmek yok.

Öğle yemeği: 2 parça bonfile, tüm bir balığı yiyebilirsiniz, ceviz, kayısı kurusu, badem, sebzeler brokolisiz olmaz, sayıp döküyorsunuz. Ekmek ve tatlılar yok.

Akşam yemeği: Omletten tutunuz da peynir, et yemekleri, kuruyemişler, deniz ürünleri, taze sebzeleri de eksik etmeyerek önerilerinizi tamamlıyorsunuz. Sucuk, salam, pastırma gibi yiyeceklerin tadına bile bakılmayacak, ekmeksiz ve tatlısız bir liste.

Hoca hanım, siz bu ülkede 75 milyon insanın 70 milyonunun bu listeyi uygulamaya ne gelir ne de yaşama biçimlerinin elvermediğini bile bile insanları neden psikolojik burukluklar içine sokuyorsunuz? Bunca gencin, bunca ailenin kendi sağlığıyla nasıl barışık olabileceğini de düşünmeden, bilim adına yemek mönülü sağlık zincirinde sanki padişah sofrası değil de padişah macunu bir sofra hazırlıyorsunuz.

Hoca hanım, insanoğlu 8.000 yıldır buğdayla yani ekmekle bedeni arasında bir denge oluşturmuştur. Beden kendini, buğday ve onun ürünlerine adapte etmiştir. Sindirim sistemi de ona göre şartlanmıştır. Yoksulu zengini, ağız tadından keyiflenmelerin de ölçüyü kaçırmadan alındığında, beyinsel mutluluğa nasıl bir katkıda bulunacağını da düşünmüyorsunuz. Biz buradan anımsatalım. Bir piknikte, bırakın aileler arada bir sucuk kızartıp evde yapılan irmik helvasından yiyiversinler. “Ömrümüzün uzunluğunu kontrol etmek elimizde değildir, ama derinliğini kontrol etmek elimizdedir.” Bu sözü unutmamak gerekir. Derinlik mi? Uzunluk mu? … Ya şu bakliyatlara ne dersin? Bir iki sözcükle geçiştirdiğiniz bakliyatlar, uzun ömrün garanti belgesi gibidirler. Çünkü sistem ona göre kendi dengelerini kurmuştur. Dışarıdan müdahaleler dengeyi bozar.

Neyse değerli okurlarım, uzatmayalım. Sizlerin ve ailenizin de kitabı olacak, uzun yıllar yararlanabileceğiniz, KENDİNE İYİ BAK kitabımdan bir tane edinin, baş ucunuza koyun. Anasından doğma bilge olduklarını söyleyerek, her gün “yok kansermiş, yok içilecek suyun markasıymış, yok yenilecek pahalı, zor bulunur malzemelermiş” bunlarla fazla kafanızı yormayın. Böylece daha sağlıklı ve uzun yaşayacağınıza inanın. Ancak: En büyük hocamız doğa, sonra bizleriz unutmayın!
 

Sevgilerimle
Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11

 

Begen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena