Hayvanlar ve İnsanlar

İnsanlar kendilerine yakıştırdıkları, sıfatları ve hayvan benzetmelerini paylaşmışlar. Erkekler kadınlara: Piliç, keklik, bıldırcın, sülün demişler. Açıktan söylenmese de, kızlara suna ismi vermişler (ördek demektir). Güvercin, kuğu, kumru ikinci planda kalmış.

Erkekler de, kendilerine, güç temeline dayanan hayvanları sıfat olarak almışlar: Aslan, kaplan, koç, boğa, tosun, teke başta olmak üzere aygır, küheylanı seçmişler. Sırtlan ve ayıya itibar etmemişler. Geyik de boynuzlarından dolayı dışlanmış.

Tablo şu: Yenilebilir eti lezzetli, güzel, ağır başlı, uysal hayvan benzetmeleri kadınlara bol keseden dağıtılmış. Yiyecekler için de böyle olmuş. Fıstık, çıtır, lokum, şeker pare, kadın göbeği, muhallebi sıra sıra dizilmiş.

Erkekler yiyeceklere fazla itibar etmemiş. Vezir parmağı, hünkardeğendi pek tutmamış. Salatalık patlıcan sadece simgesel benzetmelerde kullanılmış, hıyara sahip çıkan olmamış.

Gelelim bu seçimlerin dinamiğine: “Erkek krallığını ilan edip ben gücüm ve güçlüyüm” diyerek akıl, yetenek, estetiği ikinci plana atmış. Aslanın gösterişi ve yelesi, tosunun gelişimi ve enerjisi boğanın gücü, koçun boynuzu ve koyun haremindeki enerjisi (bu teke için de geçerlidir), bu seçimde rol oynamış. Kısaca: “Ben yerim ve döllerim” kuralını benimsemiş. Kekliğin, sülünün, bıldırcının tadını da bilenler bilir. Burada yeme olayı büyük rol oynamış ve böylece erkek yerim diyerek, binlerce yıldır kadınların hakkını da yemiş.

Kadınlara bu seçimde fazla hak tanınmamış. Kadın eşine: Serçem, horozum, leyleğim, atmacam falan da diyemeden, kendilerine sunulan bu benzetmelerle yetinmiş.

Neden erkekler kadınlar için, kanarya, bülbül, kuğu sözcüklerini fazla kullanmazlar? Sorusuna sanıyorum en doğru yanıt: Çünkü onlar yenmiyor, yenilse bile karın doyurmuyor.

“Erkeğin kalbine midesinden gidilir” diyenlere sekolay gelsin. Yüzlerce, binlerce yılın sosyal ve haksız düzeni budur. Bu nedenle erkekler çok kadın ve çok eşli evlilik isterler.

Son günlerde “kadın 4 erkekle evlensin” diyen, yerden bitme akıllara da bizim bir sözümüz var. Hanım kızım, bu düşüncen en az 500 yıl sonra belki geçerli olabilir. Bu sözler, kadın gücünün oranına göre, ters yüz edilip halkın bilincine yerleşirse, kadınlara dört erkek bile az gelebilir. Çünkü onlar bir bakıma sonsuz enerjidir. Bu da böylece biline. Fazla güvenme kendine, dinamit atma çarpık düzenin temeline. Bir erkek, bir kadın ve çocuk aile üçgenidir. Bu üçgenin içindeki parazit her üçünü de kemirir. 



Sevgi ve saygılarımla.

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11
 
Begen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena