Kadın Mı, Vur Beline Kazmayı

Bebeğinin ölümüne sebep olan kırmızı pantolonlu öğretmen hanımın dramı kişisel bir resim değil, toplumun panaromasıdır. Hikayesine bakalım. Ergen, meslek sahibi bekar bir kadın. Bir gün karşısına bir erkek çıkıyor, bir süreden sonra yakınlaşma başlıyor, evrensel akışın içinde sonuç, cinsel birleşme değirmeninde öğütülüyor.

Kimse yaşanan gerçeklere gözünü kapamasın. Böyle arkadaşlıklar bir yana, evli erkek ve kadınlar arasında da kaçamak ilişkiler, töresel kırımlar, yanlış anlaşılmadan öldürülen, boğazlanan kadınlar bir dolu. Boşanmayı içine sindiremeyen ve ölüm dansı yapan kocalar sadece buzdağının görünen yanı. Oysa %90’ı su altında görünmeyen bölümde: Her gün Türkiye’deki evliliklerde nice ölümüne dramlar yaşanıyor. İntihar edenler, kaçanlar ve bu bunalımlardan iradenin tükenişmişliğinden yararlanan erkekler. Türkiye çalkalanıyor, kimse bu gerçeklere göz yummasın. Sayısal değerler ve gözlemler konusunda sanırım benim önüme geçecek biride yoktur. Üstelik ben bunca yıldır psikolojik sosyal ve cinsel konuların uzmanıyım. Boş konuşmam, boş tencereye kaşık sallamam.

Dönemlim hocanıma. Birde baktı ki, hamile kalmış. Ne kadar paniklediğini tahmin edebiliriz. İlk işi kendini gebe bırakan erkeği aramak olmuş haber vermiştir (tabiki izini bulabildiyse). Erkek kaçamak göreşmiş onu oyalayarak adı speküle olmasın ailesi ya da mesleğinden dolayı zarar görmesin diye bu işten sıyrılmanın yolunu bulmuştur. Kadın yapayalnız kaldı. Ne yapacak, önce kürtaj yolunu deneyecek oysa kürtaj hem yasak hem de erkeğin zaman kazanma manevralarından kürtaj riskli aşamasına gelmiştir. Ayrıca doktora verecek kürtaj parasını da bulamamıştır.

Ner var ki, o bir annedir. Her anne gibi içgüdüleri ve genetik yapısına sahiptir. Dokuz ay kimseye çaktırmadan bir bebeği de karınında büyütmenin ruhsal gerilimini bir düşünün. İntihar etmeyi düşünmüştür, ancak can tatlıdır. Ölüme karşı hücrelerimiz direnir. Doğumu en yakın olan anne babalarına haber vermede çünkü onu öldürebilirlerdi. Asıl zor olan sokak, mahalle ve iş yerindeki insaların suçlayıcı ve aşağılayıcı davranışlarıda meslek hayatı da zorlaşacaktı.

İşte olan bu. Çocuğun doğumuna sebep olan babası hiçbir bedel ödemeyecek, bu ölümden aynı oranda kocanın kendisi de suçlu olduğu halde, adı bile bilinmeyerek yaşamına devam edecekti. Öte yandan halkın galeyanı ve baskına nereye kadar dayanabilecek ve kiminle evlenecek? O da insan, herkesin benzerlerini çok yaptığı bir ortamda bir kandırılışa gelip iki cana sebep olanlar ise ülkemizde bir yığın. Ortalıkta serbest gururla dolanıyorlar.

Hoca hanım ceza evinde “ölsem de kurtulsam” diye dua ede ede yıllar sonra kafayı yemeden, ceza evinden çıksa bile, paranoyadan asla halkın arasına girip verimli bir vatandaş olamayacaktır.

Peki asıl katil ve katiller kimler ve neredeler? Şansımız hepimizi onlardan korusun.
 

Sevgilerimle
Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
0212 293 33 10-11

 

Begen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena