Kahbe-Kahbelik Orospu-Orospuluk

Kadınları aşağılamak, özellikle cinsel erdemlerini incitmek için, bir sözcük yetmediğinden atalarımız iki sözcüğe demir atmışlar. Bu iki sözcüğü de, aşağılanacak her türlü kirli ve pis olaylarda kullanmışlardır. Kadın evli olsun ya da olmasın, sonuç değişmez. Evliyse, kendi kadınsı namusunu erkeğinin dışında kullananlara, ilşkide bulunanlara ve kuşku yaratacak bir davranışlara hemen bu iki sözcükten birini yakıştırılıverir. Çünkü kadının namusu, salt kocasının değil, toplumun tümünün ortak malı sayılmış ve gözetim altına alınmıştır. Bu tür bozulan bir iffet, yalancılık, dolandırıcılık, hırsızlık dahası adam öldürme gibi her türlü kötülüğün önüne geçmiştir. Hırsızlar, dolandırıcılar, katiller, bir süre sonra halkın içine girmişler, kimleri de itibar görerek, önemli kademelere yükselmişlerdir.

Sözlük de KAHBE’nin karşılığı : Orospu, ahlaksızlık diye yazılır. OROSPU: Ahlaksız ve dönek diyor.

Bu sözcükler, halkın değer yargılarına, sosyal yapısına, kişilerinin psikolojisine, töre ve inançlarına öylesine girmiştir ki, her olumsuzluğun sonu bu iki kavramla nitelenmiştir. Üstelik, toplumun lanetlediği bu iki kavram, deyimler, atasözleri, şiirler, aile içinde eş dost söyleşilerinde halkın dilinden düşmez olmuş, her alanda kullanılmıştır. Namık Kemal’in DÖNERSEM KAHPEYİM MİLLET YOLUNDA ÖLMEKTEN dizelerinde ve de Halide Edip’in ünlü VURUN KAHPEYE adlı romanında vatanın satılması, vatana ihanet gibi en ağır suçlarla kahbelik bir yani özdeş sayılmıştır.

Örneğin kutsal görevlerden dönenlere insanlığa, hakka ihanet edenlere yalancı, hain, sahtekar, rezil demek yerine kahbelik sözcüğü kullanılmıştır.

Çok gülene, kırıtana, süslenene, alımlı giyinene, fazla konuşana, kadına özgü masum nitelikte bile olsa, cilve yapanlara hep bu sıfat yapıştırılmıştır.

Peki nedir bu orospu ve kahpelik? Ölçütler (kıstaslar) nedir?

Bu konuda toplumun hem bilincine hem de bilinçaltına yerleşen atasözlerimize bakalım İşte biri: “Hırsızlık bir ekmekten, kahpelik bir öpmekten.”, bir başkası: “Karga yer kirazı, kahpe yer çerezi...”

Çerez: Kuru üzüm, leblebi ya da yer fıstığı. Geçmiş dönemde fazlası yoktu. Bunları bile çok görmüşler kadınlarımıza kızlarımıza.

Görülüyor ki, namus konusunda kadınların çevrelerindeki çember iyice daraltılmıştır. Kadınsı duylarıyla, erdemli olmak koşuluyla, özgürce soluklanacakları hiçbir alan kalmamış gibidir. Genç kızların yetişme döneminde üzerlerine, tonlarca ağırlıktaki karabasan yükler yüklenir. Öte yandan, kimliğini bulabilmesi, hayata ve annelik görevine hazırlanması için, kadınlık duygusu da vardır. Peki şimdi ne olacak? Çok şey olmayacak. Toplumsal kader demişler bunun adına.

Dengeli, kültürel, toplumsal nitelikli ve çağdaş çıkış yolu şimdilik çok uzakta. Bu kadar ağır yükler altında kendi kimliklerini bulabilenleri saygı ile selamlıyorum.

Öyle ya, el ele tutuştun, bir yerde konuştun, güldün mesaj ya da pas verdin. Bu nedenle kahpesin! Öldürülmeyi hak ettin... İşte ülkemizden bir resim. Oysa erkeklerin, aynı suçu işlemeleri durumunda karşılığı: “ELİNİN KİRİ”’yse oluvermesi.

Hadi bakalım herkese kolay gelsin hayırlı olsun.


Saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11
 
Begen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena