Kendinizle Yüzleşin Kendinizi Analiz Edin ve Kendinizden Korkmayın

Ben yapı olarak ufak tefek biriyim. Bunun estetik ve fizik zorluklarını yaşamadım. Lise yıllarında boyum 1.67 idi. Bunun eksikliğini de görmedim. Karşı cinsten yana şanslı biriydim. Boyumun ve yapımın bende olumsuz izleri olmalı ki, bu kompleksimi aşırı bir korkusuzlukla telafi ediyorum. Aşağılık komplekslerin telafi mekanizmaları vardır. Bu konuları daha önceki sayfamızda okuyabilirsiniz.

Korku fizyolojik bir olay, bir alarmdır. Canlıyı ayakta tutup, tehlikeye karşı savunma ve de kaçmaya ayarlar. Tehlikeyle başa çıkabilecek bir durum varsa, mücadele kararı vererek, hayatı kurtarmaya yönelik davranışlara zorlar. Kanda adrenal yükselir, tansiyon şeker de öyle. Kalp atışları hızlanır nefesi sıklaşır. Artık savaşa hazır duruma gelirsiniz.

Korkmuyorum diye böbürlenmek, biraz da aptallıktır. Ne var ki, hepimiz de, aptallıkla korkusuzluğun kol kola olduğu tehlikelere ya da risklere gözü kara girdiğimiz de olmuştur.

Korkusuzluk telafi mekanizması olduğundan, bir bakıma insana zarar da verebilir. Amaç, kendimize yarar sağlayan olumlu telafi mekanizmalarını harekete geçirmektir. Böylece maddi manevi artı değerler kazanarak aşağılık kompleksimizin aracılıyla kendimize, topluma yararlı bir birey oluruz.

Hayatıma dönüp baktığımda, yıl 1948 üniversiteye gidene dek, gazete bile okumamış bir gençtim. Çalı Kuşu romanını Uşak Halkevi Kütüphanesinde okuyabilmek için, her gün yaz sıcaklarında 7 km yolu yaya gider gelirdim. Lisede o günkü koşullarda lisan öğrenmek, hayal kurmaktan daha zor bir umuttu. Öğrencilik yıllarımda ingilizceyi kendi kendime öğrendim, asistanlık ve doktorluk yıllarımda geliştirdim ama, okuldan ya da memleketinden öğrenilmeyen dil yeterli olmuyor.

Bugüne gelelim: Nasıl oluyor da, 24 kitap yazmış meslekte başarı kazanmış, gazete köşelerinde yıllarca köşe yazarlığı yapmış bir durumu gelmiştim. Arkam da, sosyal ve maddi hiçbir gücüm yoktu, sadece bir köy çocuğuydum. Bugün günde 2,5 milyon olan ve Türkiyenin en çok satan gazetesinde 7 yıldır köşe yazarlığı yaparak bu konuda bir numaraya yerleştim. Gene nasıl oluyor da, gülmece sanatını bilimin özünü yıpratmadan öğreti alanında kullanabiliyordum.

Gene nasıl oluyor da, 2000 dolaylarında özlü söz , 150 özgün fıkra ve hiçte küçümsenmeyecek kalitede şiirler yazabilmiştim.

Yanıtı basit: Önce doğru iş yaparak ve yarattığım sürece varolduğuma inanarak, disiplinli özverili neredeyse sıfır hata bugünlere gelebildim. Nedeni, belki de aşağılık kopleksimdir.

Böyle olduğuna inanıyorum da. Öyleyse kendimi alkışlıyorum: YAŞASIN AŞAĞILIK KOMPLEKSİM.


Sevgi ve saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11
 
Begen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena