Kızların ve Erkeklerin Evlenme Yaşı

Efendim, Devlet İstatistik Kurumu tarafından bir araştırma yapılmış, ideal evlenme yaşının kızlarda 18, erkeklerde 25 olduğu saptanmış. Yahu biraderler, muhteremler yapmayın! Kime soruldu? Kim, nasıl karar verdi? Bu konu bilim işi. 18 yaşındaki kız anatomik olarak daha çocuk, yani kemikleri gelişmedi, kıkırdakları oluşmadı. Anasının koynundan bile daha çıkmadı. Evliliğin sorumluluklarını alacak ne cinsel ne sosyal düzeye erişmedi. Okuyacak, kariyer sahibi olacak, ülkeye hizmet ederek borcunu ödeyecek. Yani erkeğin kölesi olmaktan kurtulacak, erkekler nasıl her alanda çalışarak ülkenin gelişmesine yardımcı oluyorlarsa, kadınların neyi eksik? Onlar da kendi alanlarında yapabileceklerini yaptıkları kadarıyla ülkenin gelişmesine yardımcı olacaklar. Bu biyolojik, sosyal bir kuraldır. Bir kız çocuğu 18 yaşında evlenip 19 yaşında bir çocuk doğurursa, kendi kemiklerine bile zarar verir. Derler ya, “Her doğum iki dişe mal olurmuş.” Eğer sosyal ve politik kurala göre en az üç çocuk doğuracaksa, 30 yaşına kadar çalışma hayatından kopmuş, yorulmuş, yıpranmış bir kadın olarak hayata neresinden başlayıp hayatın neresinden tutunacak?

Bilim, kızların evlilik yaşının asgari 22, doğru yaşını 24’ler olarak saptamış durumda. Geleceğimiz hakkında anketi yapanlar mı, yoksa buna yanıt veren sıradan vatandaşlar mı karar verecek? Zaten onlar karar vere vere bu hale geldik. Yaşamın her alanında bilim vardır. Hukukta, üretimde, iş veriminde, tıpta, sosyal düzende, aklınıza ne gelirse bilimin girmediği yerde çürüme başlamıştır.

Peki, kime ne oluyor da önüne gelen bu ülkenin geleceği, düzeni hakkında söz söyleme hakkını kendinde buluyor? Herkes haddini bilsin. Kırsal kesimdeki vatandaşımız toprağından, hayvanlarından aldığı ürettiklerini bizlere göndersin. Biz de buradan onların sosyal, ekonomik, kültürel vb. değerlerine yardımcı olarak üretimlerimizi sunalım, onlara kapılarımızı açalım. Yani birlikte, el ele, omuz omuza yola devam edelim. Toplum bu demektir? Her çıkan ağzına geleni söyler, doğru bu derse toplumda kaos olur. Bu kaos da insanlar arası güveni, bütünlüğü bozar. Bu da bir sosyal çöküşe yol açar. Bir benzetme yaparsak, aşure ya da çorba oluruz, kıvama gelmeyiz.
 
 
Sevgi ve saygılarımla,
Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı

 

Begen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena