Kurşun Çamura Saplanır

Anadolu halkını tanımadan, Kurtuluş Savaşı’nın Çanakkale destanının derinliklerine yeterince inemez, yorumlamada eksik kalırsınız. Liderlik bir bakıma ressamlık gibidir, resme kimlik kazandırır. Bu nedenle yetenekli ve donanımlı ressamların tabloları müzelerin baş köşelerinde, gelecek kuşaklara umut ve tarihin belgelerini verirler. Ressam ne denli yetenekli olsa da, tuval, boya, fırça, kalem olmadan resim ortaya çıkmaz. Eğer ressam yeteneksiz, dünyayı, insanları ve geleceği özümleyememişse, yaptığı resimde boyalar birbirine karışır. Bu bir sanat anarşisidir, sanatı da katleder. Böyleleri bazı fillerin yaptıkları resimlere benzer. Tabloda ruh ve sanat yerine anlamsız lekeler oluşur.

Dünya Atatürk’ü lider olarak tanımıştır. İnanç bayrağına sarılmış, petrol olmasa karınlarını bile doyuramayacak kadar, emperyalistlerin oyuncağı olmuş, kimi Arap ülkeleri ve onların etkisinde kalan kitleler, Atatürk’ü tanımasalar tanısalar ne yazar tanımasalar ne yazar. Ulus bilincini kavrayamamış kitlelerin dualarıyla emperyalizm dize gelmez.

Atatürk, gelmiş geçmiş tüm liderler arasında birinci sırada yerini almıştır. Çünkü neredeyse dünya ile yani emperyalizm ile savaşıp, zaferler kazanmış ve ülkeyi kurtarmıştır. Tarih boyunca, geçmişteki pek çok lider gibi asla emperyalist düşüncelere kapılmamıştır.

Her kahraman ve de büyük insan içinde bulunduğu döneme göre yargılanır. Bizim zaferlerimizin tümünde, Anadolu halkının resimleri görülür. Emri veren liderdir ama bayrağı tutan askerlerdir. Askerleri yetiştiren besleyen ise, halktır.

Tarım kültürüyle mayalanan, Anadolu yani Türk halkı, tarihini yeniden yaratıp yazarak, dünyaya örnek olmuştur. Kimi Arap ülkelerinde, Atatürk özentileri gibi çıkanlar olmuşsa da talihsizlikleri arkalarında tarım kültürü ve de savaşlarda pişmiş, Türk halkı gibi bir halk kitlesi olmamasıdır. Saltanat kavgalarına ve iç çatışmalara o kadar yoğunlaşmışlardır ki, ölüm ötesinin felsefesini yaparlarken, yaşamın gerçeklerine hiç bakmamışlardır. Bu nedenle, sosyal bilince ulaşıp bütünleşememişlerdir.

Toprak tarım kültürünün anasıdır. Doğa onların, yatağı beşiği, suyu, rüzgârı, yağmuru, bereketi, hayvanlar ise ailenin birer parçaları olmuşlardır. Böylece doğayı okumayı öğrenmişler, emek ve alın terinin kutsallığına öylesine inanmışlardır. Bu nedenle halk, erdemli, barışçıl, namuslu, başkasının hakkına el uzatmayan, çalıp çırpmayan bir kültüre sahiptir. Eğer Anadolu halkı olmasaydı, şimdiki koalisyon tartışmaları yerine içsel sorunlarımızı, koalisyon ülkelerinin liderleri tartışıyor olurdu.

Bu halkla, bu lider kazandıkları utkuda birbirleriyle yarışıyor gibidirler. Her ikisi birbirinin ayrılmaz parçalarıdır. Birini alıp ötekini dışlayamazsın. Geçmişe nankörlüğün kime ne yararı vardır. Geçmişte oynanan oyunun yani maçın, kuralları ve stadı farklıydı. Başkaları çim sahada top çevirirken, biz çamur sahada ölüm kalım savaşı yaparak bu zaferi kazandık. Bu nedenle, Atatürk’e çamur atmak, geçmişe kurşun sıkma gibi bir yobazlığın kimseye hiçbir yararı olmaz. Çünkü kurşun ışık hızını geçmez, biraz ilerideki çamura, bataklığa saplanır kalır. Oysa ışık hızı, evrenin sonsuzluklarına, bu anılarla akıyor.


Sevgi ve saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
0212 293 33 11


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena