Kurtlar Uluyor, Kervan Yürüyor

Seksen yaşındaki bir adama, bir insana, bir kadına ya da bir çocuğa kurşun sıkılmaz. Böyle bir işe girişenler, böyle bir girişime, alt yapı oluşturanlar, bir insanın ölümünden, kendileri ve ülke adına yarar umanlar, kısacası hayata kast edenler , şerefsizlerdir. Hayatı yoketmek için bilinçli plan ve provakosyon yapanlar , dedikoducular, tahrikçiler, yaptıklarının vebalini çekecek olan, gözleri kararmış izansız ve vicdansızlardır.

Seksen yaşındaki bir adam, memleketi satmaya kalkışsa, ona bile kurşun sıkılmaz. Bu ülkenin yiğitleri, devreye girerler: “ Dede sen kenara çekil, çorbanı iç, biz hallederiz.” derler ve o dedenin eli öpülmese bile, geleneksel aile yapımızın gereği, insanlığımızdan dolayı bu da yapılır ki, ileride bu saygıyı gösterenler aynı yaşa geldiklerinde, ellerinin öpülmesini hakkettsinler.

Bu seksen yaşındaki adam üstelik bir doktorsa, 1948 yılında tıp fakültesine girip, 63 yıldır tıp biliminin bir gönüllüsü ise, tam 56 yıldır hekim olarak, insanlara yardımcı olmuş ve halen de oluyorsa, 51 yıldır nöroloji ve psikyatri uzmanı olarak, devlet hastanelerinde çalışmış, adı hiç bir spekülasyona karışmadan, tertemiz bir sicille emekli olmuşsa ve 23 kitap yazmışsa, bunlarla halkın en ihtiyaç duyduğu konularda, yürekli, bilimsel ve de etik değerleri koruyarak, uzun süre toplumu eğitmişse, Çocuğun Cinsel Eğitimi adlı kitabı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Talim ve Terbiye Kurulu’ndan “gençlere ve ailelere” tavsiye kararı almışsa, bu da yetmez, yıllardır gazetelerde köşe yazarlığı yapmış, televizyon programlarında yer almış, röportajlar, konferanslarla ülkede adı bilinen bir ünvan kazanmışsa, bu kişiye hiç kurşun sıkılmaz.

Son paragrafa kadar tüm yazdıklarımı, yetmiş iki milyon insandan biri yazsa ve imzaya açsa, yetmiş iki milyon öteki insanların tümü bunu imzalar. Diğelimki bir kişi imzalamadı, o da ben olayım. Ama benim derdim bu değil. Böyle bir kiralık katil ya da kurgulanmış birileri her zaman çıkıp, rol alabilir. Çünkü bu toplumda her türlü karmaşa hüküm sürüyor. Bu nedenle yukarıdaki saydıklarıma rağmen, daima biri çıkabilir ve de çıkacaktır. Beni yaralayan o değil, 56 yıllık meslek onuruma sürülmek istenen lekedir. Ailemin de içine düşürülmek istendiği bir komplodur. Ayrıca bu kiralık zat daha polise giderken medyaya: “Taciz vardı” derse, bir saat sonra taciz için değil, “para için yaptım” diye ifadesini değiştirirse, cinayet masası şubesinde: “ kahraman olmak için yaptım” diye ifadesini değiştirip son noktayı koyduğu halde ve 11 Haziran günü BEYOĞLU 1. AĞIR CEZA MAHKEMESİNDE : “ Beni azmetiren ve buna bağlı tacizle ilgili bir olay yok, kimseden para ve emir de almadım”, ifadesine karşın ve olay günü cinayet masanındaki sorgulanmasında: “kahraman olmak için yaptım” dediği halde ve bu ifadesinin de aynı gün ajanslarda dönmesine karşın ertesi gün televizyonlarda habercilerin üzerine basa basa bu gerçeği dikkate almadan, hala taciz üzerinde durmalarına ne diyeceğimi bilemiyorum.
Örneğin, sekseninci doğum günümde CNN televizyonunda Saba Tümer’in programında “ iyi ki, doğdun Haydar” tekerlemesi yerine “ iyi ki ölmedin” temposu tutturan ben, her ne olursa olsun ölmediğim sürece ülkem ve halkım için tek başıma da kalsam bir kahraman gibi yaşayıp öyle öleceğim. Ancak konu onuruma, halkıma ve onların erdemine yani namusuna dokunuyorsa, işte o zaman mesleki alanda kullanmadığım silahı burada kullanıyor, bu kişilere ŞEREFSİZ diyorum. Tüm bu olanları ve olacakları, halkımızın sağ duyusuna bırakarak, işimin başında tedavilerime, yazmaya devam ederek yolumda yürüyorum.
 
Saygılarımla
Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11
 
 

Begen



  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena