Ne Oluyor?

Büyüklerimiz, gene bir eyleme el atmışlar, televizyonda dans eden bir çift için, çocuklara “zarar” gerekçesiyle ceza yağdırmışlar. Çocuklara zarar!.. Nasıl bir zarar? Düşündüm, bu işin uzmanı olarak bu sorunun yanıtını bulamadım. Çünkü zarar sayılan şey, cinsel çağrışımlar yaptırarak çocuğun ahlakını bozmaya yönelik olmalıdır.

0-7 yaş arası çocuklarda bizim anladığımız anlamda, cinsel yönelişler yoktur. Freud görüşlerine göre önce anne-baba yönelmeleri, daha sonra kimilerinde mastürbasyon, kimlerinde merak, kimilerinde ise, korkulu duygular oluşur. Bu yaşta bir çocuk o dansta asla cinsel içerik görmez, söyleseniz de anlamaz. Beyninde kalan izlenim danstır, dansın kendisi, figürü, estetiğidir.

8-14 yaş arası erkek ve kız çocuklarında cinselliğin sessiz dönemi yaşanır. Bilimsel adı aseksüeldir. Davranış ve yönelişlerinde, kendi kendilerini tatminlerinde dışa yönelik seksüel içeriğe rastlanmaz. Ergenlikte beğeniler oluşmaya başlar. Burada bizim anladığımız anlamda da cinsellik olmadığı gibi, böyle bir dans belleklerinde dans olarak kalır ve onun estetik figürlerinin izlerini taşır. 14-15 yaşından sonra, cinsel duygular hızla gelişir. Bu dönem cinsel anarşi dönemidir. Bırakın dansları, her olay, obje, sözcük cinsel çağrışım yapabilir. Gene de birebir cinsel birleşme amacı yoktur. 16 yaşından sonra, karşı cinsten herhangi biri, bir yazı, bir resim onda cinsel dürtüleri uyandırır, cinsel iştahı açabilir, cinsel yönelmeye neden olabilir.

İşte bu dönemde, gençlere cinsellikle insanlık kesin öğretilmeli bunlar, dans, oyun şarkı, türkü , sanat ve estetik olarak beyinlerine işlenmelidir ki, ileriki yaşlarda her gördükleri karşı cinse, ilkel bir dürtüyle yönelmesinler. Sanat sanattır, dans danstır, cinsellik yani sekste sekstir. Bunların sınırları çok keskin çizgilerle onlara anlatılmalı ve öğretilmelidir. Bu öğretilerin malzemeleri ise, sanatsal resimler, heykel, dans, akrobatik hareketler, yüzme, şiir, şarkı, roman, tiyatro gibi guruplara ayrılır. Bunlarda görsel ve eylem dinletiyle verilen toplumsal bir eğitimdir.

Dizi filmlerinde, her uçukun! elinde bir tabanca ile mahallede adam kovalaması, gücün silahla sağlanması, silahsızın ezilmesi gibi imajlar, çocukların ve gençlerin beyinlerinde akıl almaz boyutlarda olumsuz sonuçlar yaratır.

İşte o tabancalı öğreti boyutu, karşı cinsin her hareketini, cinsellik olarak yorumlayabilir. O alanda suçlar davranışlar ve yozluklar sürebilir. Kısacası, estetik boyutlu danslar, cinsel içerikliymiş gibi görünse de, çocukların beyninde sanat ve dans olarak kalır. Tabancalı, eğitilenlerin beyinleri ise, kadını ve onunla ilgili her şeyi seksle bağlantılı yorumlayabilir. Burada bir oranlama yaparsak, ilk bölüm bir üretirse, ikinci bölüm on ya da yüz üretir. Toplum adına yararlı çözüm, biri ona, yüzü de şimdilik ellilere, daha ilerde bire bir’e indirmektedir. Daha ilerisini tahmin bile edemiyorum. 500 yıl sonra dünyaya yeniden gelip bakmak gerekir.

Unutmayalım ki, bu genç yaştaki çocukların tümü, internetten cinsel içerikli neler neler görüyorlar. Danslar, o yozluğun aşısı gibi, onların beyinlerini ruhlarını koruyu rol oynuyor.

Benden söylemesi.


Saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11
 
Begen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena