Panik Atak


Psikoloji alanında zaman zaman moda haline dönüşen, hastalık ve şikayetler ortaya çıkar. Bir zamanlar “sürmenaj” modası vardı. Çok çalışmaktan beyin yorgunlukları ve konsantrasyon bozukluklarında söylenirdi. Gelecek bir yazımda, bu konuyu da önemli bulduğum için bilgi vereceğim. Yakın yıllarda DEPRESYON modası çıktı, bu bir de “depresyondayım” şarkısıyla perçinlenip halka mal edildi. Sonra panik atak kavramı yayıldı. Biz bu yazımızda bu konuya değineceğiz.

Panik sözcüğü malum, korku heyecan, şaşkınlık, suçüstü yakalanma durumlarında kişinin elinin ayağının dolaşması, ne yapacağını şaşırması, kendini toparlayıp olayın üzerine gidememesi ve doğru yorumlamaları yapmaması gibi, ruhsal yapının, iradenin bir tür felç tablosudur. Genellikle büyük korkular ve ölüm tehlikesi gibi durumlarda, panik daha çok yaşanır. Böbrek üstünden salgılanan stresse hormonu adrenalinden, tansiyonu yükseltir, kalp atışları artar, ağız kurur, renk solar, insanın dizinin bedenin gücü kesilir, titremeler, dilinin tutulması gibi ek bulgular da tabloya eklenir.

Bu panik halinin kişinin benliğine yerleşmesi durumunda, etki-tepki mekanizması tabloyu tetikler. Diyelim ki, bir olay, kalp hastalığı ya da hayatı tehlikeye sokan bir korku, örneğin deprem gibi durum ve buna bağlı korkular, kişinin mantığını da esir alarak, bünyeye yerleşir. Kişiler daha o olayı düşünürken, sanki o olayı yaşıyor gibi heyecansal bir girdaba girerler.

Bu durumlarda tedaviyi, psikiyatri uzmanları yaparlar. Ama, uzun vadeli seansların da ve alınan ilaçların da etkisiyle, gene belli olmayan bir sürede, kimi zaman birkaç yılda bu sorundan kurtulma söz konusu olabilir. Ancak RASYONALİZE EDİLMİŞ BİR PSİKOTERAPİ ile bu süre bir ya da iki seansa indirilebilir. Bunun için de izlenecek yolun keşfi de uzmana, kalmıştır.

Ben kendi uyguladığım yöntemden bir örnek vereyim. Hastam bir doktor hanım.
Bir holdingin yönetim müdürü. Haftada bir gün Ataköyedeki apartmanlardan birinde, holding toplantısında başkan olarak bulunması gerekiyor. Hastamızın deprem korkusuna bağlı panik atağı var. Toplantıya gitmeden, yeşil reçeteyle satılan aldığı ilacın biri yeterince etki sağlamıyor. İki tane birden alırsa, toplantıda konsantrasyonunu kaybedebiliyor. Rasyonalize yani akılcılaştırılan bir yol izleyerek, gene kendi güçlerini kullanmada kendi mantığından destek alarak şu yolu izledim.

Haftada bir ve bir saatlik bir toplantı için, diyelim ki o gün mutlaka deprem olacak. Bir gün içinde bunun oranı 24’de birdir. On gün içinde olacaksa, oranı 240’da birdir. Ya üç ay aynı, yüz günde olacaksa bunun oranı 2400’de birdir. Eğer bir yıl içinde olacak, oranı 8000’de birdir. Gene varsayalım ki, o bölgedeki binaların yarısı yıkıldı ama, senin içinde bulunduğun bina yıkılmadı, oran 16.000 çıktı. Gene diyelim ki, senin binan da yıkıldı, insanların %50’si öldü ama, sana bir şey olmadı. Oranın 32.000’de bire düştü. Bu risk ihtimalinden korkuyorsan, sokağa bile çıkmaman gerekir. Çünkü sokaktaki tehlike oranı bundan aşağı değil.

Bir süre hastanın kritiği, özgüvenini geliştirmesi, bir süre daha kendini denetleyip ilaç alması olabilir. Ama güçlü bir mantık, ( yani doğanın yaratılış özüne göre ) ona göre yani doğanın yaratılışın özüne göre daha zayıf olan, panik zehrinin, de panzehiri, işte bu akılcı direniştir.

Bu yöntemin püf noktası ve işin sırrı, hastanın hangi yapısının güçlü olduğunu teşhis edip, onun üzerinden bu terapiye gidilmelidir. Hastalığı yozlaştırmadan ve hastanın psikolojisini, doktorun iradesine bırakarak, kişiyi pasif duruma düşürmeden, yapılacak enerjik, modern bir tedavidir bu yöntem.

Ancak bu anlattıklarım, bir tablet yutturur gibi bir terapi de değildir. Kişinin iç dinamiklerini yakalayıp, giriş yapacağınız kapıyı açıp, hangi malzemeyi nereye koyacağınızla ilgilidir alınacak sonuç.

Önümüzdeki günlerde kalp hastalığı ve ölüm korkusu ( kalp nörüzu ) ile ilgili, gene benzer bir yöntemle, panik atağın ya da panik durumunun nasıl gidereceğinizi anlatacağım.
 
Saygılarımla
Dr. Haydar Dümen 
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11
 
 

Begen



  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena