Recep Oğlu İsmail

Recep oğlu İsmail benim dayımdır. Çanakkale Savaşı’nda şehit düştükten sonra cenazesi Edirnekapı Çanakkale Şehitliği mezarlığına gömülmüş. Aradan ortalama 50 yıl geçtikten sonra bir raslantı sonucu şehitler arasında mezartaşında yazılı adını gördüm. Ailemizden biri İstanbul’da bize yakında şehit mezarlık da yatıyordu. Zaman zaman onu ziyarete gitmek de bize huzur veriyor, tarihimize sahip çıkıyorduk. Bu raslantı ailemize sanki atalarımızdan bir birey kazandırmıştı. Oradaki tüm şehitlerin aileleri kendilerinden birinin Çanakkale Şehitliği’nde olduğunu bilmiyor. Çünkü hiçbirine zamanın hükümeti idaresi çocuğunuz falanca şehitlikte yatıyor diye ailelerine bildirmemişler.

Öte yandan İngilizler, Avusturalya’dan topladıkları paralı askerlerini üzerimize salmışlardı. Çanakkale’de nice kan dökülmüş, nice canlar verilmiş ama kahraman mehmetçiklerimiz paralısına parasızına göğüs gererek düşmanı yurdumuza sokmamıştır.

Buraya kadar olaylar doğal görünebilir, çünkü yapılan bir savaştır. Ama İngilizler ne yapmışlar? Parayla satın aldıkları Avusturalya’lı ölenlerin tümünün adını, nereye gömüldüğünü ailelerine başsağlığı dileyerek teşekkür de ederek adreslerini vermişler ki her yıl Çanakkale Savaşı’nın yıl dönümünde bu aileler onca mesafeyi katedip kendi evlatlarından birinin nerede yattığını bilerek, ona saygı ve sevgilerini sunmak için kalkıp geliyorlar. O zamanın paralı askerlerinin aillerininde yoksul olduğu kesin. Öyle olmasa niye can pazarına ve savaşa gelsinler ki?!...

Bu ailelerin tümü giyim, kuşam ve donanım bakımından bizim Nişantaşı’nda yaşayan elit tabakanın insanlarından hiç de geri kalmadıkları gibi üstelik daha fazlası vardı. Oysa bugün bile benim dayımın torunlarının, çocuklarının ayaklarında hala lastik papuçlar var. Bunu içimize sindirelim ama şehidimizin nerde olduğunu bilelim, torunlarımızı onun mezarına götürelim, şehitliğin ne olduğunu, vatan sevgisinin ve özgürlük için can vermenin kavram derinliğini onlara öğretelim ki: Gururlarıyla yoksulluklarını telafi etsinler.

Herşey bir haber mektubuna bağlı idi. Ne diyelim, onların ki canda bizimkilerinin ki patlıcan mıydı?...
 

Sevgilerimle...

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11

 

Begen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena