Ruhlar Tokalaşıyor

İki yıldır hayalini kurduğum bir düşüncemi sizlerle paylaşmak istiyorum. Ankara’da Altı Nokta Körler Derneği’nin davetlisi olarak gittiğim bir konferansta, oradaki gençlerle tanışmıştım. Sonra görme engellilerin İstanbul’daki dernek yetkilileriyle de toplantı yaparak, bu düşüncemi onlara da anlatmıştım. Şimdi sizlere danışıyorum.

Görme engelli olan birçok delikanlı, üniversiteler dahil eğitimlerini sürdürüyorlar. Bu gençlerin; karşı cinsin sesi, varlığı, yüreği, konuşma tekniği, duygusal zenginliklerini ve de yapılanmaları konusunda bir iletişim ve etkileşim olanakları da yok. Oysa onlar da genç, ileride onlar da evlenecekler, çünkü onlara bakacak eşler ve çocuklar da gerekli.

Bu iletişim için hiçbir cinsel içerik olmadan, şöyle bir organizasyon yapılabilir: Önce 5-10 kişilik gruplardan oluşan bu gençlerin, bilinen bir kafede onlara ayrılmış bir masada, çay-kahve içip konuşacakları kız arkadaşları olsa… Bunun için de bu gençlere yardım ellerini uzatacak, 18 yaşını doldurmuş 5-10 gönüllü kızlardan oluşan gruptan biri dernek görevlisi tarafından, görme engelli gençlerle bir kafede buluştursa, onları da iki saatliğine bir masada baş başa bırakıp gitse… İki cins olarak havadan sudan, kardeşçe konuşsalar. Erkeğin bir bakıma şanssızlığını, kız içten sıcaklığıyla ve konuşmasıyla hayalden somuta çekse, ne kadar yapıcı ve güzel olurdu!

Kız, böyle bir erkeğin gerçek iç dünyasını, hayata bakışını ve yaşam felsefesini de gördükten sonra kendi yapılanmasına da olumlu katkılar sağlardı. Genç ise, şeklini bile görmediği fakat ileride evleneceği kıza karşı aşk duymanın hangi yönde gelişeceğine belirleyici olacaktı. Bana göre iki taraf da bu buluşmadan yaşamsal dersler alacaklar, unutamayacakları anılar ve duygularla oradan ayrılacaklardı. Ve bu anılar da onların iç dünyasını aydınlatacaktı.

İki saatin sonunda, dernekten gelen yetkili genci alıp götürecek. Bir engelli gence böylesine bir yardım, onun yaşama sevincine katkının manevi ödülü de kıza ayrı bir moral kazandıracak ve kendi yaşam değerlerini yorumlarken daha gerçekçi olacaktır.

Bu hizmet, kimseye zararı olmayan, insani boyutu büyük bir organizasyon olurdu.

Ne dersiniz değerli okurlarım?

Bu toplantının birinde konuşmalarımız sırasında “Ben eşimi ilk gönüllü olarak listeye koyduruyorum,” demiştim.

Genç kızlar! Önünüze bir moral tatmin, saf bir arkadaşlık çıkacak. Bu düşüncemin gerçekleşmeyeceğine ben inanıyorum ama, gene de ben sizlerle paylaşayım, şimdiden söylemiş olayım dedim. Sizler ne düşünürsünüz, yorumlarınızı da beklerim.


Sevgilerimle
Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11

 

Begen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena