Rüyalarımız

Yandex arama motorunun, hani benim köpeğim Balti’yle reklam filmine çekip, Balti’ye eş aradığım kuruluşun 16 aylık araştırmasına göre: Türkler rüyalarında en çok yılan ve sırayla: Altın, köpek, fare, ağlama, deniz, balık, para ve hamile olduklarını görüyorlarmış. İlk on sırayı da bunlar alıyormuş.

Bu kutlanacak bir araştırma. Yandex, sosyal, kültürel olaylarda bu tür araştırma sonuçlarını sunmayı sürdürürse, bizler de elimizden geldiğince psikolojik, yani psiko-dinamik, psiko-sosyal yorumlarımızı yaparız.

Rüyalarımız bilinçaltına bastırılmış, duygu, düşünce, özlemlerimiz ve de korkularımızın simgelerle dışarı vurumlarıdır. Uykuda bilincin baskısı kalkınca mekanizması kalkınca duygular, simgeler halinde rüyada ortaya çıkarlar. Rüyalarımız bilinçaltımızın birikimlerini bizlere yansıtan ajanlardır. Psiko-dinamik ve psiko-analiz ekolünün en önemlisi Freud’un yorumlarına göre: Yılan, köpek, fare, balık erkekliği, deniz kadını, para, altın yardımcı simgeler olarak yorumlanır. Bebek, hamile olduğunu görmek ise, açıkça cinsel içerikli rüyalardır. Ağlamak anonim olup, derdin üzüntünün, bir reaksiyonudur. Rüyalarımız daha çok duygusallığımızın bilinçaltı aynaları olduğuna göre, buradaki ağlamaların da en az yarısı aşk ve de erkek kadın ilişkilerinin simgeleridir.

Kısaca her bir rüya, psiko-analitik yorumlarda hekime ipuçları verirler. Rüyaların içeriği, ayrıntıları, bitişi, tekrar edişi, ve analiz sırasında kişinin uyguları, reaksiyonları, mimikleri ve yorumları da analizin bütünlüğünü oluşturur.

Benim burada işaret etmek istediğim bunlar değil. Para ve altını öteki parçalar da olmadan, cinsel içerikli simge diyemeyiz ama, bu konuda rolü olduğu ve paranın bir tür güç ve de erkeklik potansiyeli gibi yorumlanması da analitik olarak doğrudur. Ağlama da öyle… Bu ağlamaların yarıdan çoğu ise, ülkemizde genellikle aşk ve cinsel içeriklidir. Çocuk ve gebe kalmak, kimine göre özlem, kimine göre felaket habercisidir. İkisinin de temelinde cinsellik vardır.

Son noktayı koymamız gerekirse, gördüğümüz 10 rüyadan 2-3’ü hariç, ama 7’si dolu dolu cinsellikle yüklüdür. Bu durum ülkemizde cinselliğin iyi gitmediğinin net bir yorumudur. Bir ülkede cinsellik iyi gitmiyorsa, yani biyolojik, sosyolojik, estetik, etik olanlarda bile açık ilişkiler kurulamıyor ve yaşanmıyorsa, vay o ülkenin haline!... Sanat da gelişmez, sosyal mutluluk da olmaz, ailelerin yaşamı da dizi filmlerine benzer.

Ne yapalım, ne edelim? Biz elimizden gelini yapıyor, vatan borcumuzu, en açık yürekle ve reformist bir yöntemle dile getiriyoruz. Bunu da yaparken estetik ve etik olarak halkımızın, yeni jenerasyonların önlerine koyuyoruz. Tabi ki, Yandex gibi kuruluşlardan da bu tür çalışmaları hep bekliyoruz.


Sevgi ve saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
0212 293 33 11


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena