Seks Kulübünden Çıkmayan Fizikçi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Stephan Hawking, dünyanın en büyük fizikçisi. Einstein’dan bu yana dünyaya gelen en parlak teorik fizikçi olarak kabul edilmektedir. Nörolojik olarak en ağız hastalığa yakalanmış durumda. İradeyle ilgili tüm kasları çalışmıyor. Bu ünlü bilim insanının evrenin oluşumu, karadelikler ve öteki gizemleri hakkında, özel teorileri ve buluşları var. Ben bildim bileli tekerlekli sandalyede yılmadan bilim adına savaş veriyor. Daha önceden elleri çalışıyordu, şimdi elleri de çalışmıyor. Özel bir bilgisayar aracılığıyla, düşüncelerini bakışları ve göz hareketleriyle yazı olarak ekrana yansıtıyor. Herhangi bir birimizin onun durumunda olduğunu düşünelim. Sadece yaşan bir beyin… Duyguların, aşkın, üzüntün, nefretin her insanda olması gereken her şeyin cıvıl cıvıl yaşadığı bir beyin, ama bir kavanoza hapsedilmiş gibi. Kolay değil insanın buna direnme gücü. O bunu yapıyor ve daha başka şeyler de yapmaya devam ediyor. Yaşama tutunmak diye ben buna derim. Evli ve 3 çocuğu var. Yaş 70, bedende iş bitmiş ama beyni hepimizdekinden genç. Hakkında son çıkan haberi birlikte okuyalım:

“Bu bilim adamı, hemşire ve yardımcılarıyla swinger (eş değiştirme) kulübünden çıkmıyor. Hawking çıplak kadınların kucağında dans etmesini çok seviyor. İki kez evlenip boşanan ve üç çocuğu olan Hawking’i defalarca kulüpte gördüğünü anlatan bir kulüp müdavimi ‘Son gördüğümde oyun odasında elbiseleriyle yatıyordu, iki çıplak kadın da üzerindeydi’ dedi. Striptiz kulüplerine düşkünlüğüyle bilinen Hawking’in basın danışmanı Robin Morgan, iddiaya ‘Stephen’ın tuhaf’ bir eğlence ve espri anlayışı var’ sözleriyle yanıt verdi.”

Değerli okurlarım, asla yadırgamayın. Bir uzman olarak, benzer bir iki olayı çok yadırgamıştım, kendimden utanıyorum. 40 yıldır bana muayenehaneye gelen hastalarım %90’ı cinsel sorunlarla gelirler. Bir gün, iki genç adam kucaklarında felçli babalarını getirdiler. Bir nöroloji uzmanı olarak uzun süredir branşımla ilgili hasta görmediğim için, birden heveslendim. Bütün yeteneklerimi sergileyeceğim. Babayı muaye masasına oturttular. “Hayrola önce seni dinleyim” dediğimde, elleriyle cinsel organını gösterdi: “Bu dedi, çalışmıyor çare bulursun diye geldik.” Ne kadar şaşırdığımı tahmin edemezsiniz. İçimden ya organ çalışsa ne olacak ki, ayağa kalkacak halin yok, kadını sözle idare ederek mi eyleme geçeceksin diye düşündüm.

O da beyniyle yaşama tutunanlardan biriymiş, birkaç benzer örnek de gördüm. Şimdi onları saygıyla anımsıyor, öyle yorumluyorum. Böylesine büyük yüce gücü, doğanın herkese vermesini diliyorum. Yaşıyor ya, bu yeter. İster fizik bilgini, ister evimizdeki canlı atamız olsun ona saygı duymak gerekir. Cinselliğinden de enerji alıyorsa, feda olsun be!..

Uzaktan ayıplamak, nasıl olur? Demek kolaydır ve böyle bir ayıp onların yaşam enerjilerine değil, bizim kendi içimizdeki düşüncemizedir. En azından bu ayıpları işlemeyelim yeter.
 
 
Saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11
 
Begen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena