Toplam Yirmi Şiir

Şarkıları, türküleri, müziği severiz, çalgılardan da hoşlanırız. Şiirleri de beğeniriz. Özellikle bize hitap eden, şiirler güzel okunduğunda etkileniriz. İçimizde duygu kanatlanması olur, böylece rahatlar ve havalanırız.

Buna karşın fazla şiir ezberlemeyiz.

Lise eğitim düzeyinden geçmiş gençlerimizin, 3 şiiri kusursuz okuyabileceklerine inanmıyorum. Üniversite mezunlarına göre bu sayı 4’de kalır.

Eğer 20 şiiri ezbere bilir bir de güzel okuyabilseydik, yaşam kalitemiz olumlu yönde ilerlerdi. Güzel bir şiir, yazarın duygularından süzülüp, defalarca indikten geçer, sözcükler büyülü birer kristale dönüşerek sanat olurdu. Bir de güzel okunursa, bize rehberlik eder, bazı konularda yaşam felsefemiz olur, sıkıştığımızda imdadımıza yetişirdi.

Şiir sözcüklerden oluşan bir ikebanadır (yani çiçek süsleme sanatı). Çünkü şiirin çiçekleri sözcüklerdir. Bir de onları yerlerine oturtturduğunuzda hem kimliğiniz hem ruhunuz bundan puan kazanır. Çünkü kişinin konuşma tekniğini geliştirir. Ayrıca vurguların nerede ve nasıl yapılacağını öğreterek bir konuşma sanatının alt yapısını oluşturur. Böylece karşımızdakine kendimizi daha iyi ifade ederiz. Bu durum karşılıklı iletişimde önemli rol oynar ve şiir hepimize yeni açılımlar sağlar. Üstelik ozanlarımızı da dillerde yaşatarak, onlara da vefa borcumuzu ödemiş oluruz. Bu durum, insanları, gençleri şiire daha çok yönlendirir. Ayrıca gençliğin karşı cinsle ilişkilerinde, şiir ruhun aynası ve bir kimlik kartı rolü oynar.

Şiirler toplumsal nitelik kazanınca, destanlara ve de marşlara dönüşür.

Daha sayacağım olumlu etkileri var ama, biz kısa kesip konumuzu bağlayalım.

Bu kadar basit, bu kadar ucuz ve kaliteli bir avantajı neden kullanmıyoruz? Bunların yanıtını bilemiyorum ama, gençlere şiiri öğretmenin yöntemini biliyorum.

Şöyle ki: Liseden diploma alacak öğrenciler. Diplomalarını alacakları zaman, bir jüri önünde 1’den 20’e kadar numaralandırılmış, kapalı kâğıtçıklardan birini seçsinler. O sayının karşılığı çıkan şiiri ezbere okuyabiliyorlarsa, diplomalarını alsınlar, değilse bir hafta sonra yeniden aynı işlemden geçsinler. Ta ki, diplomayı hak edene dek. Genç beyinler şiiri daha kolay ezberler. Tıpkı çocukluğumuzda namaz surelerini ezberlediğimiz gibi. Eğer bu dediğim gerçekleşseydi, pırıl pırıl bir gençliğin, hem duygularında hem yaşam amaçlarında sanata da bir kapı açılmış olurdu. Genç de daha arınmış bir kimlik kazanırdı. Üstelik karşı cinse yaklaşım, estetik ve saygı boyutunda biçimlenerek, zorbalıklar, sokak sarkıntılıkları da azalırdı.

Ah!.. ah!.. sanıyorum dizime kadar sakal büyütmem gerekiyor.

Çünkü yirmi yıldır bunları söylüyorum, kimse oralı değil.

Şiir zahmetsiz masrafsız elde edilen bir kazanım. Duygularımızı estetikle yoğuran, bizi kendimize daha yakınlaştıran, tarihimizle bağdaştıran, aşkımızı mayalayan, büyülü bir sanat dalıdır. Ama, çarşıda ya da lüks mağaza tezgâhlarında satılmıyor.

Saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11
 
 

Begen



  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena