Transvestizm (Karşı Cins Giyimine Eğilim)

 
Bir Mektup

23 yaşındayım. Tipim şüphe götürmeyecek erkek yapısındadır. 6-7 yaşlarındayken, ders çalışmak için yanına teslim edildiğim kimse tarafından iğfal edildim. İlk zamanlar benim için dayanılmaz bir acı olan ve her tekrarında beni ağlayan bu hal 9 yaşma kadar sürdü. Sonradan bu yolla, önceleri bir oyun, daha sonra bir cinsel tatmin şekli olarak kendi kendimi tatmin ettim. Artık, belirli zamanlarda, içimde bu tarz tatmin için bir istek beliriyor. Kendimi ne kadar sıksam bir veya iki ay kadar tahammül edebiliyorum. Kız arkadaşlarım da vardır. Kadınlarla münasebetlerimde hiç muvaffakiyetsizlik çekmedim. Penisimin boyu 11 cm’dir. Şimdi beni seven bir kız arkadaşım var. Ben de onu seviyor, fakat açılamıyorum. Aramızda daima bir mesafe kalıyor, bu da onu memnun etmiyor. .Sizden en büyük ricam, beni bu dertten kurtarın. Benim nasıl bir tedaviye ihtiyacım vardır? Homoseksüellerle, yukarıda anlattığım kişiden başka hiçbir ilişkim olmadı. Ayda, 3-5 günlük devre içinde gelen krizler, beni kadın iç çamaşırları giyerek, evvelden hazırlanmış uygun şeylerle, ayna karşısında tatmine zorluyor. Fakat ondan sonra da müthiş bir pişmanlık duyuyorum ve hemen bunun arkasından bir kadınla yatmak ihtiyacını hissediyorum. Eğer bulursam bunda muvaffak oluyorum.

Şimdi:

1. Bu durumdan kurtulmam mümkün müdür?
2. Mümkünse ne kadar zamanda tam bir erkek durumuna gelebilirim?
3. Tedavi sırasında dışarıdan fark edilecek değişiklikler olur mu?
4. Penisimin büyümesi ve sesimin biraz daha kalınlaşması mümkün müdür?
5. Yalnız irade gücü ile bu durum düzelir mi?

 
***************************************************


Erkeğin kadın, kadının erkek giyimini benimsemesi, belirli bir ölçüyü aşıyorsa, anormal sayılabilir. Günlük yaşamda kadınların pantolon ve erkek şapkalarına benzer kasketler giymeleri, modanın ve devinimlerde pratik olmanın gerektirdiği giyim biçimleridir. Bunlar, giyim sapmaları kapsamına girmez. Ama karşı cinsin tüm giysi¬lerini benimsemek, bu giysiler içinde rahat etmek, mutluluk duymak, transvestizm diye adlandırılır.

Her cinsin kendine özgü davranışları vardır. Erkek erkek gibi, kadın kadın gibi olduğu sürece, psikolojik ve sosyolojik yönden olumlu sonuçlar beklenilebilir. Yoksa, bir erkeğin, kadın giysisi içerisinde, kadın davranışlarını benimsemesi, kadın gibi süslenmesi, ruj, rimel sürmesi, onu cinsel çarpıklığın bunalımlarına sürükler. Kişinin duyguları ile çevre çatışmaları çoğu kez nörotik, hatta psikotik bozukluklara neden olur.

Saf bir transvestizm'de genellikle eşcinsellik söz konusu değildir. Eşcinselliğin bir bulgusu durumunda ise, saf transvestizm'den sözedilemez. Transvestitler genellikle eşcinsel birleşmelerden iğrenirler. Bu gibiler evde, yalnız kaldıklarında, kadın giysileri içinde rahat ettiklerini anlatırlar.

Giyim sapkınlığı eski çağlardan bu yana bilinmektedir. Yunan mitolojisi bu öykülerle doludur. Tarihte, erkek giyimi ile savaşmış ve kimsenin kadın olduğundan kuşkulanmadığı nice kahramanlar yazılıdır. Bir gerekseme için eşini, çocuğunu kurtarmak, savaştan kaçmak vb. durumlarda, karşı cinsin giysilerini giymiş, hatta yıllarca bu giysilerle yaşamış kişiler, öykülere konu olmuş kahramanlarıdırlar.

Roma İmparatorluğu'nda transvestizm bir hayli yaygındı. Caligula, geceleri kadın giysisi giyer, takma saç altında seks eğlenceleri yerlerine giderdi. Heligobade imparator ilân edilince, Roma'ya ipekli bir elbise ile girmiştir. Neron'un zaman zaman kadın giysisi ile gezdiği bilinmektedir.. Fransa Kralı II. Henri evlenene dek kadınlık eği¬limleri içerisindeydi. İnciler, kolyeler takıp, kadın kokuları sürmekten hoşlanırdı.

Giyim tersliği ile tanınmış Fransız romancısı Georges Sand, Chopin ve Musset gibi iki yüce sanatçıyı kendisine bağlamasını becermiştir. Aslında, Georges Sand ve Chopin, effemine tiplerdi. Bu gibi öyküler çoktur, örneğin, yıllar yılı iyi kılıç kullanan bir şövalyenin kadın olduğu ölümünden sonra anlaşılmıştır. Bu giysiler içerisinde hiç açık vermeyen casuslar, hâlâ sahnelerde ve özel yaşamlarında karşı cinsi en iyi temsil eden cinsel sapkınlar bilinmektedir.

M. Hirschfeld, transvestizm'i beş klinik tipe ayırmıştır:

1. Heteroseksüel tip: Burada erkek giyiminden, başka, erkekliğin tüm özelliklerine ve işlevlerine (fonksiyonlarına) sahiptir. Kadından hoşlanır. Kadınla evlenir. Bazıları ancak bu giysi ile cinsel birleşme yaptıklarında daha çok zevk alırlar. Bazıları alkolün ya da psikastenik bir dürtünün etkisi altında, arada bir bu tür giyinirler.

2. Homoseksüel tip: Her eşcinsel, kadın giyimini benimsemez. Erkek yapısında, hiç özürü olmayan eşcinseller az değildir. Ama bazı eşcinseller, cinsel davranışlarında olduğu gibi, giyimleri ile de karşı cinsi benimseyerek kadınlığın psikolojisi içerisinde, kadının yaptığı tüm davranışları yapmaktan hoşlanırlar. Düş dünyalarında şu tür tablolar yaşarlar: Evde bekledikleri bir kocaları olsun, kendisi mutfakta ona yemek hazırlasın. Burada çoğu kez mazohistik duyguların da yer aldığı görülür.

3. Biseksüel tip: Hem kadından, hem erkekten hoşlananlar. Erkek yapılı kadın, kadın yapılı erkeği daha çok beğenirler.

4. Narsistik tip: Narsizm bilindiği gibi, kendini beğenme ve kendini sevme demektir. Kişi, küçük yaşından başlayarak bu duygu¬lar içinde olursa, giderek, kendi güzelliğinin saplantısı ile, süslü ve renkli giyim biçimlerini benimseyebilir. Aslında çocukların daha kü¬çük yaşında bile, karşı cinsin giysisi içinde büyütülmeleri tehlikeli ol¬maktadır. Kız çocuğu olmayan aileler, erkek çocuklarını kız gibi giydirmek, saçlarını uzatmakta bir sakınca görmezler. Bu özenti, çocu¬ğun psikoseksüel gelişiminde duraklamalara ya da tersliklere neden olmaktadır. Çocuk, daha ilk yaşından sonra kendi cinsine özgü koşullar ortamında olmalı ve bu özellikleri benimsemelidir.

Çok süslü göz alıcı bir anneyle özdeşleşen erkek çocuğu, ayna karşısına geçer, yüzünü gözünü boyarsa şaşmamak gerekir. Çocuğa verilecek cinsel eğitim, sözcükler kullanılmadan bile, ona kendi cinsinin özelliklerini aşılamakla başlar. Yoksa daha küçük yaşındaki bir yavruya, cinsel birleşmeden söz edilmez. Cinsel eğitim denilince, bunun son aşamasını düşünmek yanlıştır. Cinsel eğitim, biyoloji - psikoloji - sosyolojinin karışımından doğan bir toplum görüşü olarak çocuğa verilir.

5. Aseksüel tip: Burada cinsel bir eğilim söz konusu değildir. Erkek için, ne erkek, ne de kadın onu ilgilendirmez. Kendisini bir kadın gibi de düşünmez. Cinsel organları kadınınki gibi olsun ya da erkeğinki gibi olsun, bunun üzerinde durmaz. Transvestit erkek ise,
kadın uğraşılarından zevk alır.

Psikanalitik açıdan Oedipus kompleksi ile fallik dönemlerinde bir takılma ve geriye dönüştür tranvestizm. Bu istek aynı zamanda psikastenik dürtüler, empülsif nörotik davranışlar durumunda da kendini gösterebilir, öteden beri söylediğimiz gibi, bir sapkınlık çoğu zaman tek başına değildir. Onun yanında öteki öğeleri de bulmak olasıdır. Bilinçaltı duygular, refule (itilmiş) istekler, herhangi bir nedenle ortaya çıkabilir. Alkol, uyuşturucu maddeler ve bazı organik beyin hastalıkları bu gizli eğilimlerin ortaya çıkmasına neden olabilirler. Hatta bazı epilepsi (sara) türlerinde, ters giyime yeltenenlere raslanmaktadır.

Tedavisi psikanaliz ve psikoterapidir. Ne kadar sonuç alınacağı tartışılmaktadır. Masum nitelikte olanlar fazla sorun değildir. Zararsız bir transvestit'in büyük komplekslere düşmemesine dikkat edilmelidir. Gençliğin eskilere göre yagırdanan giyim ve saç biçimleri (uni seks) modanın doğurduğu bir durumdur. Bunların transvestizm'le ilgisi yoktur!
 
 
Saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11
 
Begen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena