Üç Ayı

Önce şu gazete haberini okuyalım.

TECAVÜZE UĞRAYAN EŞİNE BOŞANMA DAVASI AÇTI.
21 yaşındaki Z.B. “eşim çağırıyor” diyerek kendisini eve götüren komşusunun tecavüzüne uğradı. Komşuya “tecavüz” davası açılırken, kocası da genç kadından boşanmak için mahkemeye başvurdu.


Bu olayın ayrıntıları olabilir. Boşanmak isteyen kocasının da haklı nedenleri vardır. Biz bu haberi yalın ve olduğu gibi değerlendirerek yapacağız.

1960 yıllarıydı Muş taraflarında bir ayı, bir kadını kaçırmış, ininde onu bir hafta kadar konuk, daha doğrusu kendisine eş etmiş. Mağradan çıkarken kayalarla kapısını kapamayı da ihmal etmezmiş. Her keresinde kadına yiyecekler getirirmiş. Ona iyi davranır, incitmez ve okşarmış, arada birde cinsel birleşme yaparmış.

Bir hafta sonra kadını kurtarmışlar.

Kocası kadını boşamış.

Sebep: Ayı onunla cinsel birleşme yaptı. Tam ayıca bir mantık. O kadının, ayının elinde ne kadar korktuğunu, nasıl çaresiz kaldığını ne zaman, öldürülebileceğinin kuşkusuylada hiç uyumadan bir hafta geçirdiğini düşünmemiş. Böylesine bir ruhsal travma ancak nazi hamplarında ateşe atılmayı bekleyen tutsaklarda olur.
 
Kocası karısının ruhunun yaralarını saracağı yerde, hiç suçu yokken onu daha da bir çaresizliğe ve kirlenmişliğe atıvermek, olsa olsa insan dediğimiz bizim ayılarda görülebilir.

Adam telefonda: “Hocam 7 yıllık evliyim ilk gece kanama olmadı. Halen o kuşkuyu kafamda söküp atamıyorum. İki çoğum var. Karım çok iyi insan. Oysa ben ona kan kusturuyorum. Yüzüm gülmüyor. Herşeyine haksız yere kızıyorum. O neden bu kadar sert, huysuz olduğumu anlayamadığı halde sineye çekiyor. Hiç mutlu değilim, ne yapayım, neden kanamadı?” diye sormuştu.

Ona esnek zarı anlattım. Telefonda ikna olmuş gibiydi, sonrasını bilemem. Bu kardeşimiz de bilgisizliğinin ve cehaletinin acımasızlığını karısına yükleyip ona çektirmişti.

Gazetedeki haberde, kadının kocası karısına vicdanın kabul ettiği bir yaptırım uygulayarak boşanma davası açabilir ya da onu affederdi. Karısını ayı kaçıran adam ise, hayat arkadaşını teselli edip, sonuna kadar yanında, sevecen, ona duygularının kucağını açar, bir insanlık sergilerdi. Oysa insanlık adına böyle olayları ve manzaraları pek görmüyoruz. Ya yüzbinler arasında, onbinler ya da onbinlerin arasında yüzbinler kaynıyıp gidiyor. Bu orantıyı birde siz düşünün. Rasgele...


Sevgi ve saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11
 
Begen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena