Ünün (Şöhretin) Getirdikleri Götürdükleri

Ün, insan egoizmasını tatmine yönelik, ardından koşulan bir gölge sanal bir dünyanın genellikle renkli bir tablosudur. Bilimsel ve ciddi sanatsal alandakileri bir yana bırakarak, bu uğurda ödenen bedellere bakalım. Ünün bir çok kapıları açtığı kesin. Ne var ki, aynı oranda da, kıskançlık, antipati kapılarını da açtığından, bazı kapıları kapadığı da doğrudur. Kişi egoizmasını tatmindeki iç esintileri görmezden gelirsek, insanın adeta yaşamına ambargo koyan, yaşamından büyük dilimler yutan acımasız bir canavardır ün.

Örneğin sokakta, bulunduğunuz ortamda, parkta, müzede, lokantada yalnız değilsinizdir. Her şeyiniz büyük bir gözetim altındadır. Size bakmayan ama, sizi iyi gören insanların, sanki büyüteci altında gibisinizdir. Özgür bir ortamda, bir parkın kafeteryasında oturuyorsunuz, şöyle bacak bacak üstüne atıp arkanıza kaykılarak, öteki bacağınızı da bir şeye uzatarak oturamazsınız.

Pikniğe kolay gidemezsiniz. Mangalın başında kendi yiyeceğiniz etin, pişme derecesini bile kontrol edemezsiniz. Çevrenize rahat rahat bakamazsınız. Önünüze konulan tabaklardan yiyeceklerinizi, evinizde yaptığınız gibi elinizle, ya da pirzolanın kemiğini tutarak, dişlerinizle ( özellikle lokantada ) sıyıramazsınız.

Lokantaya gittiniz, canınız kuru fasulye istedi, ısmarlayamazsınız. Ismarlasanız bile, yanında soğanla tadını çıkaramazsınız. Garsona verdiğiniz siparişte, pahalı ve de kaliteli yemekleri sayarsınız. İçeceğiniz içkiye bile bakarlar. Bir kola ısmarlamışsanız, görgüsüz sayılırsınız. Alkol ise, yemekte viski olmazmış! gibi yadırganır.

Bu nedenle lokantalara gitmeye hevesiniz kalmaz. Sokaktasınız, birileri yanındakilerine sizi gösterir, yanındakiler de dönüp bakarlar. Siz artık ortada bir sirk figüranı gibisinizdir. Bu nedenle evden çıkarken, giyimimizi düzenli, temiz, uyumlu ve de marka olmalıdır. Çoğu zaman sıradan bir bahçe giysisi ile ya da yazlıkla çıkmazsınız. Belki de bu sıcaklarda yargılanacak olan, kravat kostüm alışkanlığından kurtulamazsınız.

Uçağa bineceksiniz, halkın içinde seyahat edebilirsiniz ama, bir çokları bunu yadırgar size “pinti” teşhisi koyar. Uçakla seyahatte de birinci sınıfta olmanız gerekir.

Bir konsere gideceksiniz.Telefonu açıp bilet sorduğunuz. Ön sıralardakilerin tümünün satılmış olduğunu söylediklerinde, ya arka sıralarda bir yere oturacaksınız ya da o konsere gitmeyeceksiniz. Eğer giderseniz, seyirciler sizi yadırgar, ön sıralarda görmek isterler. Siz de bu tedirginliği çekmemek için, konsere gidip sıkıntılı ruh halinize, bir rahatlama penceresi açamazsınız. Bu nedenle de vazgeçersiniz.

Torununuzu parka götürüp, salıncakta sallayamazsınız. Sokakta olmaz ama parkta bile elinizde dondurma yiyemezsiniz. Eşinizle içten bir samimiyet kuramazsınız. Üstelik o da donanımlı olmak zorunda olduğundan, sokağa çıkma formalitesinin ağırlığını çekemez. Böylece çoğu kez, apartman kapılarında oturan insanların özgürlük hasretini çeke çeke, evde bilgisayarın başına çökerseniz.

Saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11

 
 
 

Begen



  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena