Üzgünüm

Bir haftadır üzgünüm, gözlerim hep onu arıyor. En ufak dostumu kaybettim. Bu dostum, küçük bir toplu iğnenin topuzu kadar minicik bir canlı. Onu çalışma masamda kâğıtlarımın üzerinde dolaşırken gördüm. Refleks bir hareketle insanın aklına önce öldürmek geliyor. Böylesine ufak bir canlıyı öldürmeyi, kendime yakıştıramadım. Kâğıdın üzerinden gitmesi için kalemimle onu yönlendirdiğimde, her seferinde yön değiştiriyordu. Sonra masamdaki kâğıtların arasında kayboldu. Ertesi gün küçük dostum, gene kâğıtların üzerinde. Neden masamı tercih ettiğini, kargalardan kalıntılarla beslenmeye geldiğine yorumladım. Gene ben yol gösterdim o kendi bildiğini okudu. Kâğıdın ucuyla ittiğimde, masanın üzerine düştü ve ölü gibi yatıyordu. Ona zarar mı verdiğim derken, bir süre sonra yeniden yürümeye, kaçmaya başladı.

Üçüncü gelişinde ya itmelerin iğnesinden kalemi tehlike bir varlık olmadığını anlamasından olsa gerek diye yorumladığım önceki ölü taklidi yapmadı. Yanılmış olabilirim derken, bir gün sonra dördüncü kez geldiğinde, tam anlamıyla ölü taklidi yapıyor, zamanını da kendi ayarlıyor ve bu zaman da hep aynı olmuyordu.

Bu durum beni aldı götürdü. Dünya ve canlıları yorumlarken, belgesellerde canlı varlıkların mucizelerini izlerken, onlardaki aynı davranışların böylesine, ufak bir varlığa monte edilmesini de kavramada zorlandım.

Uzun süredir hücre bilinci üzerinde çalışıyorum. Hücre bilinci aşamasından sonra, elektro nöron atom bilincine geçmiştim. Asla metafiziğe kaçmadan, bunları bir bütünlük içinde yorumlarken, bazı ipuçları da yakaladım. Bu böcek önümdeydi işte. Canlılar bizim değerlendirmemize göre büyüklük küçüklük kavramlarına bağımlı değiller. Bu böceğin altı ayağı var. Hareketlerini, hızını ve yönünü beyni ayarlıyor, yiyeceği ve sığınağına yöneliyor. Yiyeceklerin kokusunu alıyor, onların nerede bulunduğunu biliyor. Kısaca yön kavramı, en önemlisi zaman kavramını da var. Bu küçük dostum ölü taklidi yaparken, biyolojik saatini kullanıyor ve ne kadar süre öyle kalması gerektiğini de biliyordu, zora geldiğinde uçarak tehlikeden kaçıyor.
 

Değerli okurlarım, resmini sunduğum, böceğimin yeniden masama gelmesini bekliyorum ve başka bilgiler de sunabileceğimi sanıyorum.

Bilim adamları atom tanrı parçasını ararken, toplu iğnenin başı kadar bir varlığın içinde, Tanrı’nın resmini görmek çok ilginç. Bu resim bilimin, hücrelerin ve elektronların resmidir, yanlış anlaşılmasın saygılarımla.


Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
0212 293 33 11


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena