Yardım, Toplumları Uyuşturur mu, Kurtarır mı?

Yoksula acı çekene, yardıma muhtaç olana her türlü yardım, yardıma muhtaç olanların hayatta ve ayakta kalmasına katkıda bulunur. Bu hepimizin insanlık borcudur. Ancak yardımı kurumsallaştırmaya başlar, yaşamın ana ilkelerinden biri olursa, bu tür yardımlar insanları uyuşturur, uyuşan insanların toplumları da, bir tür hipnoza kapılmış gibi, bu uyuşmanın farkına varamaz nedenlerini de arayamaz. 

Somoliden örnek alalım: Bir yerlerde açlık ve acı çeken varsa, dünyanın neresinde olursanız olun, bu acı herkesi incitmelidir. Dünyada kimi bölgelerde insanlar neden daha çok acı çekiyorlar, gelişmiyorlar, başları beladan kurtulmuyor? Diye sorduğumuzda ruhumuzun ve aklımızın da incindiğini görüyoruz. Böylece mantığımız ve vicdanımızla çelişkiye düşüyoruz. Somoli ve benzer ülkelere yardım edilmezse ne olur? Nasıl ki savaşlarda ölen binlerce insan, ülkelerinin daha iyi gelişmesi için, bir toplum dinamiği oluşturuyor, o toplumun ayakta kalması için şehit oluyorlarsa, geri kalmış toplumların da yaşam savaşında verdiği kayıplar kendi toplumlarının alt dinamiğini oluşturarak, sebep-sonuç ilişkilerine dayanan bir devinimle toplumlarının atsız kurtarıcıları ve kahramanları oluyorlar. Zancilerin Amerikadaki durumu bunun kanıtıdır. 
 
Böylece öteki insanlar, biz neden böyleyiz, dünyanın öteki insanları neden öyle? Biz 300 yıl önce gene böyleydik, şimdi gene öyleyiz. Ama başka ülkelerin insanları hiçte öyle durağan ve de kaderlerine razı olmuş gibi görünmüyorlar gibi düşüncelerle, yaşam evrim zincirinin halkalarını oluştururlar, çağdaş görüşleri ve bilimi ön plana alırlar. Böylece her türlü zorlukları da aşarlar.

İstanbulda dört yatak çarşafı büyüklüğünde bez üzerine yazılmış bir yardım kampanyası çağrısı asılmış. Somoliye, Etopyaya, Kenyaya, Cibutiye yardım isteniyor. Önce şunu düşünelim, tümü müslüman olan bu ülkelerin sosyolojik ve sosyo-kültürel yapılarına, neden bu duruma düştüklerine bakalım ve bu nedenleri iyi okuyalım. Bu tür yardımlar, bizim yaşam biçimimizde varlık felsefemizin kuralı olarak işlerken ibrenin hangi gerçeklere gelip dayandığını da görelim. Asıl önemlisi bu Afrika ülkelerinde bu dört müslüman ülke dışında, müslüman olmayan ülkelerden birini seçip listeye ekliyelim, dünyaya şu mesajı verelim: Biz insanlık adına dinsel bir ayrım yapmıyoruz. Bir başka inanca sahip, muhtaç insanlara da elimizi uzatıyoruz. Bu da gene bizim inancımızın bir parçasıdır diyebilelim ki, yüceliğimiz hakkında bir mesaj verelim. Ondan sonra, “O zengin ülkenin insanları, yanlız paçalarındaki kırıntıları muhtaçlara verseler, insanlar acı çekmez ve ölmezler” derken onların parçalarındaki kırıntıya neden muhtaç olunduğu, neden versinler diye istemeye hakkımız bulunduğunu da üç boyut da kerelerce düşünelim.



Sevgi ve saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11
 
Begen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena