Yeni Yıl ve Tavşan

Biri gitti, biri geldi. Gelen umut, giden de genellikle ömürdür. Hazırlanan bu toplumsal ortamı değerlendirmek isteyenler, geleni sevinç ve coşkuyla karşılarlar. Bu oyun sahasında biz de olalım diyen, orta ya da dar gelirli vatandaşlar, yemek, eğlence, göbek havalarında gelene hoş geldin derler. Gençler ise, gerçekten eğlenirler, zaman dahi akar gider.

Derinlemesine eğlenmeye sosyal ve ekonomik yapımız uygun değildir. Duygusal eğlenmeye de estetik ve kültür anlayışımız fazla elvermez. Çoğumuz eğlenmeden, eğlenmiş gibi oluruz.

Ortalama on büyük ilimizi saymazsak, ötekilerinde bu eğlenceler ve kutlamalar evlerinde geçer. Ertesi günü tanıdıklar birbirlerine: “Neredeydiniz?” diye sorarlar. Yanıt genellikle aynıdır: “Evdeydik” olur. Soran da: “En iyisini yapmışsınız biz de öyleydik” der. Eğlenen, sevişen, dövüşen herkesin yaşamı kendini ilgilendirir. Ben belleğimde kalan üç olayı sizlerle paylaşmak istedim. 18 yaşlarında tahmin ettiğim bir genç, önündeki tepsiye midye dolmalarını dizmiş, umudunun bekçiliğini yapıyor. Gece yarısına doğru ya da daha sonra tepsidekiler tükenirmiş, toplasan 20-30 liralık bir iş.

İkincisini ortalık kararmaya başladığında gördüm. O da midye satan bir gençti. Göz göze geldik, olabildiği kadar aydınlık bir gülücükle bana bakıyordu. Birkaç adım geçtikten sonra, cebimdeki bozuk paraları yardımcıma verdim ve midyeciye ver dedim.

Üçüncüsü bir öteki sokakta benim peşimden koştu. Bu uzun boylu bir gençti, üzerinde bir Noel Baba giysisi, bir de beyaz sakal, hiç de gerçek Noel Babalara benzemiyordu. Avucunda daha bir aylık bile olmayan, küçücük beyaz yavru bir tavşan yavrusu vardı. Onu gösterdi, bir şeyler söyledi, anlayamadım. İçim burkuldu, midyeciye para verirken, cebimde 1 lira kalmış o, 1 lirayı tavşan tutan avcuna koydum yürüdüm. Ne oldu, ne düşündü bilmiyorum.

Ama ben tavşana çok üzüldüm.

Hava soğuk, o yavru yavşan annesinin yumuşak tüyleri arasında olmalı, acıkınca memesine sarılmalıydı. Bir genç adam, bir aylık bir tavşan yavrusundan kazanç sağlayacak bir umut kapısı yaratmıştı kendine.

İnsanlığımızın büyüklüğüne ve ülkemizin yüceliğine bir çok benzerleri gibi, bunu da yakıştıramadım.

Bu üzüntümü eve de taşıdım. O gece neşesizdim. Tavşan için değil, yaşamımızın dramlarından ve de sosyal patlamalarından içim zaten kararmışken, tavşan içime gömdüğüm acılarımın fitilini ateşlemişti.

İlahi tavşan, aslında çok iyi oldu. Kendimden uzaklaşmamış oldum.

Tavşansız, kendi umutlarınızla yeni yılda sağlam, akıllı ve varlığınızın nedenini araştıran bir kimlikle, ülkemize borcunuzu ödemeniz dileğiyle, sizleri kucaklıyor ve de kutluyorum.



Saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11
 
Begen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena