Saplanma (Fixation)

İnsan, gerek bedenen,gerek ruhsal yapı bakımından, sürekli gelişme ve uyum (adaptasyon) içinde bulunan bir varlıktır. Eğer gelişimin herhangi bir noktasında bir takılma olur ve amosyonel (heyecansal) dürtüler, bir noktada toplanarak oradan ileri gidemezse “saplanma”’dan söz edilir. Bazı insanlarda şiddetli Oedipus kompleksi nedeniyle, anneye fiksasyon (saplanma) bir türlü evlenememeleri, karşı cinsle ilişki kuramamaları dikkati çeker. Aile ya da ırka ait saplanmalar, kendi ailesinin ya da ırkının tüm üyelerini, ayrıcasız en soylu, en büyük kişiler olarak tanımaya götürür. Daha ileri giderse, bu paronoid (şüpheci akıl hastalığı) reaksiyon olarak da karşımıza çıkabilir.

Yaşamımızın bir çok bölümünde saplanmalar olabilir. Burada evlilikle ilgili, şu evrensel, gelin-kaynana konusuna değinmek istiyorum. Evlenenlerin ekonomik nedenlerden yeni bir ev açıp, kendi yaşamlarını yaşayamamaları ana-baba ile birlikte oturmaları, çeşitli sorunlar yaratmaktadır. Kuşkusuz kuşak farkı, değişik aileden gelme, değişik değer yargılarına sahip olma, gelin-kaynana anlaşmazlıklarını yaratabilir. Bunun psikolojik olanı Oedipus kompleksine dayanır. Her erkek çocuk, annenin gözünde küçük bir koca’dır. Anneler, kocalarını çocuklarına yansıtarak, onların evlendikleri kadınları, kendilerine bir ortak sayabilirler. Babalar ise, kendilerini erkek çocuklarına yansıttıklarından, genellikle gelinlerini severler.

Dört, beş yaşındaki bir çocuğun, obje ilişkileri büyüklerine oldukça benzer; objejlere karşı sevgi, nefret, korku duyguları besleyebilir. Fakat bu yaşlarında en önemli obje ilişkileri “OEDİPUS KOMPLEKSİ” adı ile anılan bir gurup duygulardır.

2,5-7 ve hatta belki de 2,5-9 yaşları arasındaki gelişim dönemi phallic adı ile adlandırıldığı gibi, Oedipus kompleksi, bu yaşlardaki çocukların, en önemli duygularını kapsar, gerek normal gelişimde, gerek patolojik gelişmede en yüksek değerde rol oynar.

Başlangıçta körpe çocuk, kız ya da erkek, anne ile sıkı bir ilişkidedir. Yani çocuk, kendi bedeninden sonra annesininki ile ilgilidir. İşte Oedipal duyguların kaynağı budur. Yaş ilerledikçe anneye karşı belirli ve hayranlıkla birleşik güçlü bir duygu duyulur.

Erkek çocuk, annesi için beslenmeye başladığı bu AŞK’ın nedeniyle, onun gözünde en önemli kişi olma isteği duyar. Ayrıca, annesinin gözünde en önemli kişinin babası olduğunu ve babasının annesine, pek iyi bilmediği, bir şeyler yaptığını sezer. Annesiyle bunları yapmasını mümkün kılacak ilişkiler kurmayı ister ve düşler. Bu “şeyler” ise çocuk tarafından, çeşitli hareketler olarak hayal edilir. Bütün bu anlattıklarım bilimsel içerikli, bilinçaltı duyguların kişiye kimlik oluşturması biçiminde rol oynar. Birkaç paragrafla anlatmak ve anlamak da kolay değildir. Ancak erkek çocuk-anne ilişkilerinde o yaşlarda nasıl davranılacağı da bir uzmandan görüş alınarak öğrenilirse çocuğun geleceği için çok önemli bir kimliğin anne-baba bakımından da yol haritası olabilir.
 
Saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11
 

Begen



  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena