Gemim ve Ben

*“Bugün beni asmaya götürdüler
Ölümün bu kadar benden uzak
Aynı zamanda yakın olduğuna şaşarak
                                       Başım dik
                                                Bir heykel gibi durdum”
Bir batık geminin
   Dışarıda kalan bayrak direğinin üstünde
       Hayata bakıyorum
           Gemide son kalan ben
                 Bayrak gibi dalgalanıyorum
   Deniz
      Hayır
         Okyanus kaynıyor
İçinde her türlü canlılar
  Özellikle köpek balıkları
       Halay çeker gibi oynuyor
                                       Gemim
   Beni bugüne dek taşıyan
     Hayat gemim yaşam yelkenimin
Ambarlarına su doldu
                       Ve nice canlılar
                             Karınca dualarına
                                 Bağlanan umutlar gibi
                                              Daha gemi batmadan yok oldu
Ve kaptan
        Ve mürettebat
                       Varsıl yoksul
                                       Tümü
   Geminin çelik gövdesinin içinde
  Batık umutlarla birlikte
                                     Deniz dibinde
  İçim acıyor
Kundakta bir çocuk
   En son o öldü
Hayatın kalleşliğini
                       Görmediğinden
               Yaşama direnci
                                Ve tutkusu                                          
                                      Yıpranmamış
                                                  Direniyordu
Okul bahçesinde
                 Kız arkadaşıyla aynı kanepede
                                     Yan yana oturdu diye
                                                   Dayak yememiş
Gömleğine bulaşan kanını görmemişti
Son anda anasına sarılan bir çocuk
       Başını annesinin koynuna sokmuş
             İki memesi arasında kalan
Son hava damlasını koklamıştı
  Denizde köpek balıkları
           Bayram yapıyor
               Kimi bir kol
                    Kimi bir bacak kapıyor
                                                 Ötekiler
                                  Bize de bize de diye
                     Onları kovalıyor
Bütün bu olanlara
        Bakıp ağlayacak kimse kalmamış
                                    Gözyaşları kurumuş
                          Beyinler mumyalanmış
   Düşünmeyi unutan başlar
   İster ölü ister diri
               Ne farkeder ki
         Bir ben kalmışım gibi dünyada
  Başım havada
         Gözlerim yolda
Celladımı bekliyorum
   İşi çok
       Ve uzaklarda olmalı
Son bir kez görseydim
   Ona beğendin mi yaptığını?
                                     Deseydim
  Vereceği yanıta
                      Kimbilir
             Kaç kez ölüp ölüp dirilirdim
Bende bu acı
   Yüreğe oturan bu sancı
      O ise cennete bilet kesen bir hancı
          Bu tabloyu görseydi Tanrı
 Mutlaka utanırdı
    Bir milyon
       Beş milyon
          On milyon yıl sonra
Bu batık gemideki yolcuları
    Bulacak fosil avcıları
Onlara göre insanlık tarihi
  Yeniden yazılacak
     Adları tarihin sayfalarına
        Müzelerin duvarlarına kazınacak
            Mutlu ve de gururluydular
Sonunda rapor geldi
   Aynen şöyle diyordu
      Bunlar ölmeden önce
          Bin yıllık fosiller…
             Yıkıldı fosil avcıları
                         Ve
                            Ölüm mirasçıları
Bayrak direğinin üstündeyim
                                      Düşünüyorum
    Ya ben öldüm
              Ruhum milyonlarca yıl
                  Sonralarında geziniyor
Ya da
   Evet
     Ya da
          Aklım
              Tanrının mayası
       Ve yeryüzündeki aynasında
                       Milyonlarca yıl sonrasını
                                                   Görüyorum
Bir iz bırakmalıyım
            Biri beni görmeli
   Ölüme direnmeliyim
Ufkun dört bir yanı karanlık
   Alışığım buna
Dokunmazsan suya sabuna
               Senin için bütün yollar
                          Ve ufuklar aydınlık
                     Ya fosiller
                            Ya fosiller…
              İki yol ayrımındasın
Ya yaşarken fosil olacaksın
     Ya tek başına da olsan
                Bu direğin üzerinde kalacaksın
     Şimdilik buradayım
                               18.04.2014
*  “Nazım Hikmet’ten benzetme”
 
 
Yazar: Dr. Haydar Dümen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena