İki Mektup

 
Değerli okurlarım, size iki karabasan, iki dert, iki mutsuzluğun en acısını yaşayan olgumuzun mektuplarını sunuyorum. Bizzat yaşamadığınız bir acıyı, nedenli ayrıntılı anlatsak da bir şeyler eksik kalır. Bu acıların en büyüğü de manevi olandır. Çünkü onları anlatmada birçok şey eksik kalır. Örneğin: Aşk, sevgi, yitirilen değerlerin acıları gibi. Organik, acılara gelince: Açlık, esaret, işkence acıları bir önce saydıklarımızın yanında hafif kalır.

Aylarca yıllarca aşkından ölecek kadar eşine bağımlı, onu seven ama evlendikten sonra vajinismus korkusuyla, o içeriği kutsal dakikaları yaşatamamanın verdiği, paniği siz düşünün. Bu panik korkunun ruhu esir aldığı tarifi zor bir duygudur. 18 yıldır ben bu acıları sizlerle paylaşıyorum. Bunun için de bazı olgularımızın belgesel nitelikteki mektuplarını sunuyorum. Bu mektuplarda okuduğunuz, panik ve korkular, kalemin ucuna ve dile gelen sözcüklerdir. İçeriği ise, yaşayana göre ölümden beterdir. O saygı değer geleceğin annelerini, “Tanrı’nın yeryüzündeki yaratıcı ırgatı” olarak görmek yerine, çocuk üreten fabrikalar gibi değerlendirmek, bu ve başka yaşanan dramların en başta gelen sebebidir.

Ben buradan herkese sesleniyorum, görün bunları. Kocasına bile açılamayacak kadar sözüm ona, namus! kavramının yanlış eğitimden nerelere varabileceğini de gene yorumlarınıza bırakıyorum. Dünyada on binde bir görülen ama ülkemizde %10 oranında karşımıza çıkan, vajinismus olayı, aslında bir korku reaksiyonudur. Aslında bu bir beyin kodlamasıdır. Örneğin: Zehirli bir yılan düşünün, zehrinin %100 alındığına emin olan bir kız, o yılanı alıp koynuna koyamaz. Düz mantığa göre, bu yılanla bel kemerinin bir farkı yoktur. Yukarıda değindiğimiz bu kodlama karşısında mantık sıfırlanır. Bu konuyu yediden yetmişe, insanlarımızın beyinlerine sokana kadar mücadeleme devam edeceğim. Her ne kadar kendi kalıplaşmış duygularından ya da çıkarları adına vurdum duymazlıkları olanlara sesleniyorum: Bu belgesel olayların aktörlerinden her biri sizin kızınız ya da oğlunuz olabilir. Ha sizin, ha başkasının çocukları, ne fark eder ki!.. Onlar ülkemizin ve hepimizin evlatlarıdır. Onlardan sıradan bir bilgi veremeyecek kadar mı uzağız? Bu acılara göz yumarsak vebali ve sorumluluğu sizleri incitir.

Not: Belgeler devam edecek…


Sevgi ve Saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
0212 293 33 11


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena