İnsanlık Sınavında Vaginismus

          Değerli okurlarım, bu ülkede sahtekar, iftiracı, yalancı, başkalarından kazanç ve çıkar sağlamak, kısacası sömürücü olmak kolaydır. Buna karşın bilim insanının, sözünün eri, emeğe saygılı, sonuna kadar erdemli ve de hiçbir zaman yalan söylememiş olması ise zordur.


          1. Ben o zoru başardım. 2010 yılından bu yana benim kişisel web sitem var. Oysa 5-6 yıldır, benim adımı kullanarak site açanlar da var. Bir insanın adı, onun namusu, onuru ve de ailesinin geçmiş ve gelecek kuşakların şerefidir. Benim adıma site açanlar aslında benim önemli, güvenilir, büyük bir insan olduğumu kanıtladıklarından bana, etik değerlerime ve hekimlik mesleğine zarar vermeden (öyle diliyorum) birşeyler yapıyorlarsa, ben de büyüklüğümü gösterir görmezlikten gelirim. Çünkü her iyi şeyin ve mesleğin de ÇAKMA’ları vardır.


          2. Kişi kariyer sahibidir. Ve bilim insanlığına soyunmuştur. Ne var ki, yukarıda sözünü ettiğimiz “olmazsa olmaz” erdemlerinden fazla pay almamıştır. Yani dürüst görünür, çıkarları uğruna oynak davranır. Ne acıdır ki, tıp mesleğinde de bu tür sömürüler görülmektedir. Halkın bu yüzden dili yanmış, güven duygularının adı güve düşmüştür.

          Bilimde belgeler önemlidir. 1998 yılından bu yana 3.000’in üzerinde VAJİNİSMUS’lu hastayı tek seansla tedavi ettiğimi belgelerle kanıtlayarak söylüyorsam ve SONUÇ ALMADIĞIM tek bir hastam varsa, ben buradayım diye biliyorsam, bu bir “hodri meydan” övünmesidir. Herhangi birileri, bırakın 5 yılı herhangi bir hastasından söz verdiği halde bir sonuç alamamışsa o da ben buradayım diyebiliyorsa, onun anlından öperim. Yalnız bana değil, Türk ailelerinin erdemlerini de zan altında bırakanlara da, ben buradan: “SİZLER SAHTEKARSINIZ” diyorum.

          Ne olduğunu bilmeden, gerçekleri içine sindiremeyen, benimle yüzleşmeden belgeleri görmeden, gazete traj kavgalarının nedeni olmamdan bu tür iftiracıların yanında yer alanlara da, göğsümü gere gere sizler kendi çıkarlarının kurbanı olmuş zavallılarsınız diye ekliyorum.
 
          Aslında bu sözleri benden önce vaginismus olgular söylüyorlar. "Her Yönüyle Vaginismus " adlı kitapta bu tür sözleri okuyacaksınız. Şimdi bir belge daha sunuyorum: İstanbul Tabip Odasının verdiği rapor.
 

Resmin Büyük Halini Görmek için Lütfen Üzerine Tıklayınız.


          3. 3.000 Vajinismuslu olguların belgeleri şu gerçeği de ortaya koyuyor: 12 yıllık sürede, bir çocuk yapmışlarsa 3.000, iki çocuk yapmışlarsa 6.000 çocuğun manevi dedesiyim. Onlar da benim manevi torunlarım. Ben büyük oynuyorum.

          Bu onuru ve mutluluğumu ve de tıp tarihine attığım bu imzayı kim silip elimden alabilecek? Bunları kim yok sayabilecek? Bu çocuklardan kimileri 11-12 yaşlarına girdiler (belgeseldir). Yeni tedavi olacakları da eklersek ortalama 3 çocuk dersek sanıyorum ve umuyorum ki, 9.000-10.000 torun sahibi olacağım. Bu ülkenin kaderinde rol oynayacaklar aileleri de mutlu edeceklerdir. Asıl önemlisi, içlerinden biri (yalnız biri bile olsa), bekli de dünyaya ün salacak bir bilim insanı, bir araştırmacı, bir sanatçı olsa tüm meslek hayatımı, çilelerimi tek bu bir kişiye adıyabilirim. Evet o bir kişi için bile, bunca yorgunluğa ve doktor olmaya değerdi.


          4. Gelip elimi öpen ve sonradan ceplerinin aç gözlülüğüne vicdanlarını kurban eden meslektaşlarım dahil: Önce insan olmak, sonra olabiliyorsanız doktor olmak, mesleğin ilk kuralıdır.

          Çünkü “Doktor tanrının yer yüzündeki elidir”. Bu söz de bana aittir. Kendimi mesleğime öyle adamışımdır. Tedavi olup ayrılırken mektup bırakıp gidenlerin, duygularını kendi el yazılarını zaman zaman sizlere sunuyorum. Bu gün sunduğum mektup 30 yıllık bir vaginismus olgusudur. Benim biri 30, ikincisi 31 yıllık olan, hastalık yıl rekoruma, 10 yıl sonra üçüncüsü eklendi.
 
Resmin Büyük Halini Görmek için Lütfen Üzerine Tıklayınız.
 

          Başarıyı içlerine sindiremeyen, genel yapımız gereği yabancıya kurban olup kendi bilim ya da sanat ve de hekimlerimize pek güvenmeyen insanlarımıza, meslektaşlarıma hala içlerindeki kıskançlık ejderinin dizginlerini çekemeyenlere: “AYIP EDİYOR, ŞİFA BULACAK HASTALARIN VEBALİNİ DE ALIYORSUNUZ” diyorum.
Hastaların bu tür yakınmalarını da bıraktıkları mektupları da okuyacaksınız.
 

          5. Hangi ülkede vardır ki, bir bilim insanı, bir hekim hastalarına verdiği sözü: “NOTER BELGESİYLE” kanıtlamaya çalışsın. Bu belgeyi de üzülerek aşağıda sunuyorum.
 
Resmin Büyük Halini Görmek için Lütfen Üzerine Tıklayınız.


          Son söz: Alın teri kutsaldır. Bir tonu ile bir damlası fark etmez. O bir damla alın teri bir emekçinin ekmeğidir. Emekçi akşam o ekmeği yerken bir oh! der. Çünkü en lezzetli ve temiz lokmadır o. Herkes için söylüyorum: Kimde bir liralık hakkınız kalsa bile hesabını sorun.

          Bana gelince, açık açık ve dünya ya tek seans ve yüz de yüz tedavi demişsem pek çoğunuz Anadolunun dört bir köşesinden; kimileriniz, Almanya, İngiltere, Fransa gibi Avrupa ülkelerinden Amerika’dan, Avustralya’dan bunca yorgunluk, bunca masraf kalkıp gelmişseniz ve ağzınıza bir parmak bal sürülüp umudunuz, onurunuz, paranız çalınmış duruma düşmüşseniz, oradan başınız eğik ayrılmayın.

          Sizler böylesine ucuz değilsiniz. Dahası bunu başından konuşun, eğer doktorun verdiği bir söz varsa ve bunu yerine getirememişse, kendinize, emeğinize başkalarının da uğradıkları haksızlıklara gözünüzü kapatıp, başınızı eğip oradan gitmeyin. Bu sizin vatandaşlık borcunuzdur.

          Şimdilik sevgilerimle kalın, lütfen izlemeye devam edin.



Saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11
 
Begen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena