Vajinismus Konusunda İsyanım Kapkaççılara

Değerli okurlarım, başınızı ağrıtmak istemem ama, anlatacaklarım Türkiye’nin genel dokusunun bir parçası olduğundan, ülkemizin gerçeklerini ve insan hakları konusunda birilerine uyarıda bulmak sizlere de bilgi vermek istiyorum. Bu benim sorumluluk görevim yani misyonum.

3.000 aile, karı koca olarak sayıldığında 6.000 kişi eder. 3.000 çift 17 yılda bir yani 2’şer çocuk doğurmuşlar 6.000 manevi torunum var demektir. Bu sayılar belgeseldir. Fazlası var eksiği yoktur.

Hekimliğin her dalında başarısızlıklar şansızlıklar olabilir. Benim böyle bir sorunum olsaydı niye saklıyayım ki, doğru her zaman insanın en büyük gücü ve desteğidir. Benim çürük baston kullanmayacak kadar aklım, gücüm ve güvenilir bir kimliğim var. Hekimlikte elde olmayan bir şanssızlık bile ağır sorumluluklar yaratabilir. Bu konularda özen ve dikkat gerekir.

Bunca güven içinde konuşabilmemin elimdeki belgeler ve kanıtlardır. 6.000 insan yani karı ve kocanın her birinin anne babalarını da sayarsak mutluluk kapılarını açtığım kişilerinin sayısı onlarla 12.000 toplam 18.000 kişiyi bulur. 6.000 bin de benim sayemde dünyaya gelen çocukları da bu kervana kattığımızda sayı 24.000’e ulaşır.

Ortalama 6.000’in üzerinde olan bu çocuklar bir orman gibi büyümekteler. 20 yıl sonra neredeyse tümü evlenmiş olacaklar. Her biri bir eşle hayatını birleştiğinde bu aileye 6.000 kişi daha katılmış demektir.
Bunun onuru manevi değeri ve mesleki başarısı yer yüzünde hiçbir maddi değerle kıyaslanamayacak kadar yücedir.

Bu konuda aşağıda sunacağım bazı örnek belgelerin sıralamasını yaptım. Bilim ve meslek adına tek başına çıktığım bu yolda hiçbir zaman, hiçbir yer ve kurumdan yardım ve destek almadan tek kişi olarak girdiğim karanlıktan, aydınlığa bir ordu ile çıktım. Sokaktaki sevgi selim de bunun canlı kanıtıdır.

Bu listede, Avrupa’nın hemen her ülkesinden, Avusturalya’dan, Amerika’dan, Asya ve Orta Doğudan, Afrika’dan gelen olgularımızın kendi yazdıkları teşekkür mektuplarını bulacaksınız.

Önce Türkiye’mizden: Bir iki örnek sunacağım.

1- Karı koca 11 yıllık evli doktor çiftimiz, ülkemizin büyük bir üniversitesinden geldiler. Bu çift doktor olduklarından 11 yıl boş durmamışlar ve hekim bilinciyle de çalmadıkları kapı kalmamıştır.
 
 

2- Karı koca doktor. Erkek, kadın doğum uzmanı, kadın çocuk hastalıkları uzmanı. İki yıllık evliler, sorunlarını bizimle çözdüler. Erkek üç kez de narkoz vererek, karısıyla ilişkide bulunmuş ama olay bilinçten geçmediğinden, sonuç sağlanamamış. Halen Anadolu’nun büyük bir ilinde mesleklerini yapıyorlar ve çocukları var.
 
 

3- 30 yıllık evli bir kadın. Bu sürenin ne denli acı olduğunu, insan psikolojisini, aile bütünlüğünü nasıl bozduğunu, anne babaların umutlarının bile karardığı 30 yılın acıları burada yenilemeye gerek görmüyorum. Bu olgumuzun dışında biri 31 yıllık ikisi 30 yıllık 3 olgum daha var, onlarda mutlu hayatlarına kavuştular. Bunca derdinin arasında kadının tek yakındığı şey, hakkımda çıkan spekülasyonlardı. ‘Ya gelmeseydim diye hayıflanıyor inansaydım halim ne olacaktı’ diye söyleniyordu.
 
 

4- Karı koca mühendis. Tek cümleyle isyanları yaygaracılaraydı.
 
 

5- Almanya’dan gelen 15 yıllık bir vajinismus olgusu. Almanya gibi her türlü kurumları bulunan bir ülkede bu sorunun çaresini bulamamışlardı. Çocuk yapma umutlarının neredeyse sonuna yaklaşırken, bu şansı kullanabileceklerinden göz yaşlarıyla ellerime sarılıyorlardı.
 
 

6- Yurt dışında doğup büyüyen bir okurumuz. O da internetten şikayetçi ve onları vicdansızla suçlayarak: Hangi hakla benim hayatımla oynuyorlar diye isyan ediyordu.
 
 

7- Almanya Stuttgart’tan, 8. Mektup Fransa’dan, 9. Mektup “Ne yazık ki bu hastanın tedavisi Almanya’da yok” diyen oralarda yaşan bir olgumuzdan mektup Almanya’dan, 10. Mektup Almanya’dan, 11. Mektup Fransa’dan, 12. Mektup İngiltere’den, 13. mektup Makedonya’dan, 14-15 mektuplar Avusturalya’dan, 16. mektup Amerika’dan, 17. Mektup Almanya’dan, 18. mektup İsviçre’den, 19. mektup İngiltere’den, 20. mektup İran’dan, 21. mektup Almanya’dan, 22. Mektup İngiltere, Londra’dan, 23. mektup Özbekistan’dan gelen olgularımızın, bize bıraktıkları teşekkür belgeleridir.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Bu hastalık konusunda kim suçlu? Doğa suçlu olamaz. Çünkü bu olgularımızın hiç birinde yapısal bir bozukluk yoktu. Bizler onları korkuttuk ve beyinlerine bu korkuyu kodladık. Çözümün sırrı zaten burada. Ben bu sorunu yaşamın kendi şifresiyle çözdüm.

Bu konuyu burada yayınlamadığım en son bir mektupla noktalıyorum. İstanbul’un en büyük hastanelerin birinde, akademik kariyeri olan cerrah hastalıkları uzmanı bir meslektaşımızın 6 aylık evli çocuğunda böyle sorun yaşadığını duyunca kızarak neden bana haber vermediniz, orada burada dolaştınız. Bu konunun Türkiye’de tek bir otokratı var, hemen yarın Dr. Haydar Dümen’e gideceksiniz diye çifti bana göndermişti.

Bizi de her zaman olduğu gibi yüzümüzün akıyla olayı noktaladık.

Şimdi asıl söyleyeceklerim bilimsel bir varsayım gibi görünse de kesinlikle üç aşağı beş yukarı gerçektir diye düşünüyorum. İnternet dünyasında kendi başarısızlıklarını başkalarına kara çalmak ve çamur atmakla, suçlayarak haksız kazanç peşinde olanlar yüzünden sorunları çözülmediği için bana da gelmediklerinden en az 150 çift boşanmıştır diye düşünüyorum. Gene ortalama 3-5 intihar olayı yaşanmıştır. Bitmeyen acıların yükünüde kırk harami kervanı taşıyamaz.

Değerli okurlarım, hem özür dilerim hem de sevgi ve saygılarımı sunarım. Bir yanda sorumluluk, bir yanda Haydar babalık, bir yan da karanlık ortamdan yaralanan gözü dönmüşlerin tahta kılıç şakırtıları.

Neylersin Türkiye’de yaşıyoruz, halkımız için gerekeni yapacağız.
 
 
Sevgi ve Saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena