Vajinismus Polemiği

1998 yılında vajinismus olayının tedavisini keşfettim. Tek seansta 100% olmak koşuluyla, bu sorunu çözdüğümü televizyonlarda canlı yayınlarda üstelik kanıtlayarak, dünyaya duyurdum. Yabancı ülkelerdeki vatandaşlarımız ve o ülkelerde bulunan meslektaşlarımız, ayrıca dünya doktorları da bir oran içinde bu olaydan haberdar oldular.

O günden bu güne kadar 17 yıl içinde, Türkiye’de kadınıyla kızıyla, tüm aile bireyleri dahil olmak üzere, yaşadıkları dramın ne olduğunu öğrenmiş oldular. Sorun bir tıp olayı idi. Bu nedenle tedavide hacısından hocasına, cincilerinden tüm sahtekârlara kadar, vajinismusun sömürüsünü önlemiş oldum. Mesleğimde yaptığım birçok çalışmalardan biriydi bu. Halen 3.000’in üzerinde çifti, tek seansta kesin ve sürekli olmak koşuluyla, kökten çözdüğümü de kanıtlamış bulunuyorum.

Bu çabamın, çalışmamın ve buluşumun bana dönen yüceliği, dünyada hiçbir hekime nasip olmayan manevi ödülüdür. Ortalama 6.000’in üzerinde kazanılan çocuklar ve anne babaların dışında, aile öteki bireylerini de hesaba katarsak, bu 60.000-70.000’lik kitle demektir. İşte bu kazanımdır dünyada hiçbir şeyle değişmediğim.

85 yıllık yaşamımda, hep tek başıma çalışarak ve bir köy çocuğu olarak da, kendimi ve anıtımı yarattım. 85 yılı bir sütun halinde örerek, üzerinde bağımsız ve korkusuz kimlik ve kişiliğimin gururuyla ayaktayım. Bilim, sosyal ve psikoloji alanında ülkeme hizmete devam ediyorum. Hiçbir şeyden çekincem ve korkum yoktur. Doğruları söylemeye ve ülkeme hizmete devam ediyorum.

Değerli okurlarım, hekimlik mesleği benim tekelimde değil. Bu meslekte hastalara zarar vermeden umutlarını ve paralarını yok etmeden, tabi ki Hipokrat yeminine de uyarak, hizmet vermek zorunludur.

Vajinimus sosyal ve cinsel içerikli de olduğundan, gizemini de koruduğundan, art niyetler için istismara da çok uygundur. Bu sorunun birinci derecede sorumlu uzmanlar psikiyatrlardır ve onlardan şaşmamalıdır. Çeşitli uyduruk seanslar ve hipnoz gibi şarlatanlıklarla yapılan tedavilerden, sonuç alınmadığından ailelerin de hekime güveni kalmıyor. Bu yoldan aile çöküyor ve boşanma ya da intiharlar gibi dramlar yaşanıyor, bu dramların da acıları ömür boyu sürüp gidiyor.

Her alanda olduğu gibi, bu kutsal meslekte iftiralar, bir tür Tanrı’yı karalamak gibidir. Çünkü, hekim görev başında iken hastalarına ailelerinden daha yakındır. Bunun bilincine varılmalı, meslek ve insanlık etiği önce hekimler tarafından korunmalıdır.

Aşağıda kendimle ilgili bazı belgeler sunmak zorunda kaldığım için özür diliyorum.

 
 
 
 
 

Bundan 15 yıl önce bazı iftiracıların, belki de kendilerinin bastırdıkları bir reçete kâğıdına bir şeyler karalayarak, benim mesleğime dil uzattılar ve beni karalamaya çalıştılar. Reçetemin örneğini yukarıda görüyorsunuz. Bu belgeli bir reçetedir.

Uzun süre değişik kesimlerden, benim doktor bile olmadığım dedikodusunu yaptılar. Bu ayıp ve inciticidir. Onca yıl eğitim hastanelerinde görev yapan, kitap yazan, 1965 yılından bu yana, gazetelerde köşe yazarlığımla, Türkiye halkı tarafından bilinen bir kişiyim.

2005 yılında mesleki alandaki 50 yıllık çalışmalarımın onur plaketini de yukarıda göreceksiniz. Ayrıca 1958 yılı sonunda İstanbul Üniversitesi Psikiyatri ve Nöroloji Kliniklerinden aldığım, Akıl ve Sinir Hastalıkları uzmanı diplomamı da sizlere sunuyorum. Sahtekarların iftiralarına sadece ayıp yapıyorsunuz diyerek nasıl, nerede ve hangi konularda sömürüldüğünüzü de düşünmenizi isteyerek bu bilgileri saygıyla sunuyorum.

Aranızdayım, bir insan kendi Tanrı’lığını yaratabilir mi? Yanlış anlamayın, o benim işte. Çünkü, kişinin önce kendine Tanrısına duyduğu saygısı ve güven gibi kendinede saygı ve güveni olmalıdır. Hekimlik Tanrısal boyutlu bir meslektir. Yani “Tanrı'nın yeryüzündeki elidir” bu nedenle her hekim ve de insan bu yorumu içlerine sindirmelidir.


Sevgi ve Saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
0212 293 33 11


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena