Vajinismus Tedavisi

1998 yılında vajinismus olayının tek seansla yüzde yüz tedavisini buluncaya kadar geçen 30 yıl içinde, ben gene aynı uzman Haydar Dümen olarak tedavi edemiyordum. O tarihlerde de cinsellik konusunda ilk akla gelen isim de bendim. Parmak egzersizleri, narkoz, lokal iğnelerle birleşmeyi sağlama çabaları, psiko-analitik terapiler, kızlık zarını aldırma operasyonları, alkol ya da uyku ilaçları gibi öneriler ve başka yöntemlerle yüzümü ağartacak bir sonuca ulaşamıyordum.

1998 yılına kadar vajinismus olgularının yoğunluğu, geçmiş zaman diliminden çözümsüz kalanlardan dolayı da bugünkünden fazla olduğu akla yakındır. Peki neredeydi bu olgular ve ne yapıyorlardı?

Kimse yani halk, bu rahatsızlığın adını bile duymamıştı. Şimdi köyden kente herkes vajinismusu ve bunun bir hastalık olduğunu biliyor. O dönemlerde olguların tümünün neredeyse ilk başvurduğu yer, kendi deyimleriyle “hacılar, hocalar” ve “cinciler” oluyordu. Bugün çocukları saymazsak 50 milyon insana vajinismus olayını duyurmuş, ne olduğunu öğretmiş, bir çığır açmış olarak binlercesini kurtarmış, on binlercesine de tedavi kapılarını açmış bir hekim olarak gurur duyuyorum. 14 yılda 3 binin üzerinde aileyi karı koca yaparak yani birlikteliklerini sağlayarak yaşanacak dramları, büyük oranda boşanmaları ve de kimi intiharları önlemiş oldum. 6 binin üzerinde manevi torunum olduğunu tahmin ediyorum. Ülkeme sunduğum bu büyük hizmetten dolayı da mutluyum.

Bu konuyla ilgilenen başka meslektaşlarım ve de öteki yetkililer, uzmanlar! 14 yıldan bu yana adını halka mal ettiğim vajinismus fırtınasının savurduğu olgular özel muayenehanelerinize, kliniklere akın etmeye başladı. Bu akın bazı arkadaşlara da vajinismus klnikileri ve vajinismusla ilgili cinsel terapi merkezleri açtıracak kadar da bir bereket potansiyeli yarattı. Bu bereket yağmurunun bulutunu tohumlayan benim. Çok da iyi oldu, bunca vatandaş artık çözüm için doktora gideceğini öğrendi.

Mesleki alanda klinik ve muayenehanelere bu akınları sağladığım için meslektaşlarımdan teşekkür de beklemiyorum. Buna ihtiyacım yok. Çünkü halk jürisi her şeyin farkında. Ancak birçok meslektaşımın hekimlik onuruna, Hipokrat yeminine ve o dönemden başlayıp süregelen tıp etiğine uymayan bana karşı söylem ve yorumlarını da içime sindiremiyorum. İnternet sayfalarında akla gelmeyecek iftiraların yanında, kimi anlı şanlı akademisyenlerin “Tek seansla vajinismus tedavi edilmez, söyleyenler şarlatandır” gibi ilkel ve meslek onuruna yakışmayan sözleri onlara iade ederek birkaç cümle de ben söylemek istiyorum:

Ben bir tıp gerçeğinden söz ediyorum. Hiçbir meslektaşımı isim olarak karşıma alıp telaffuz etmiyorum, çünkü bu benim etik anlayışıma ve onuruma yakışmaz. Ben hekimlik onuru konusunda “Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi” adlı kitabımda, kimi meslektaşlarımın hekimliğe uymayan olumsuzluklarını dile getirerek her şeyi mertçe ortaya koydum. Nice tehditlere, arabamın yakılma girişimlerine kadar pek çok şeyi de göze alarak inanç sömürücüsü şarlatanlara da açık açık savaş açtım. Benim, ülkeye ihanete, hırsızlıklara, yalana ve şarlatanlığa hiç tahammülüm yoktur.

Tabii ki benim bulduğum bu teknik rutin tedaviler arasına girmelidir, çünkü benim başka işlerim var. Emekliliğim, gazetede köşe yazarlığım ve de mesleğimle geçimimi sağlıyorum. Bu nedenle vajinismus olguları üzerinden para kazanmaya ihtiyacım yok. İlginçtir ki halen bu sorunu tek seansta çözen başka biri olduğuna inanmıyorum. Eğer aynı güvenceyi benim yapmış olduğum gibi bunu başardıklarını iddia edenler varsa, ben onlardan yanayım ve destekleyicileri olurum.

Olabilir varsayımlarıyla olguların bir yandan paralarını almak, bir yandan umutlarını söndürmek, öte yandan zamanlarını çalarak onların anne olmalarını engellemek şarlatanlığın, hırsızlığın ta kendisidir. Tabii ki tedavide umut verilecektir, ancak seansların sonunda bir iyileşme yoksa, sorumlunun “Ben seans ücretimi aldım,” demesi olguların son umut kalelerini de yıkmaktır.

Benim için hangi iftirayı atarsanız atın, o çamurlar bana bulaşmaz. Saygısızlığın kara lekesi gibi geri döner, sizlere yapışır. Meslektaşlarımdan hangi biri bana bu konuda soru sordu da ben yanıt mı vermedim? Başımdan mı savdım? Varsa söylesinler. Tam tersine bu tedavinin yaygınlaşması konusunu da canlı yayınlardan yetkililere çağrı yaparak duyurdum. Bundan sonra benim bu bilim bezirganlarıyla uğraşacak ne zamanım ne de düzeysiz kimliğim var.

Bu satırları yazmama neden: 5 Ocak 2013 günü uzaktan gelen üç vajinismus olgumuzun biri, bir internet sitesinin telkinleri altında kalarak tedaviyi kabul etmedi ve gitti. Sanıyorum narkozlu bir tedavi bekliyordu. İkisi ise o gün olaylarını bitirip mutlu gittiler. Ekte teşekkür mektuplarını sunuyorum. Bunlardan biri üçüncü evliliğindeki eşiyle gelmişti. İlk iki evliliğinden bu nedenle ayrılmıştı. Giden olgumuzun umarım tedavisi yapılır, o da kurtulur. Bunun gibi kandırılmış ve sözde kalan vaatlerden dolayı yaşamlarını bile kaybeden olgular oluyor. Bunların bir bölümü boşanıyorlar, kimileri de intihar ediyor.

Ben bu olayın çözüm formülünü bulduğumda, öteki meslektaşlarım gibi bir klinik, bir hastane açamaz mıydım? Peki, açsam ne olacaktı? … Bana göre değil. Ben mesleki ve ülkeye olan hizmetlerimi kalıcı, yani ölümsüz kitaplarımla yapmaktan yanayım. Bari buna hoşgörüyle bakın. Şu taşlarınızı ellerinizden atın.


Saygılarımla.
Dr. Haydar Dümen

 

 

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Begen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena