Vajinismus ve Doktorlar

Değerli okurlarım, ben vajinismus olayının tedavisini 1998 yılında, tek seansta %100 olmak koşuluyla keşfettim. Bunu televizyonda dünyaya, oralardaki Türk ve yabancı doktorlara dâhil herkese duyurdum. Bu keşfimin, emeğimin tabanında 50 yıllık bir hekimlik tecrübe ve bilgi yatıyordu. Buluşumu saklamadım, kendimden ilaç sentezleri, yaparak örneğin nane ruhuyla çörek otu yağını karıştırıp, sözüm ona gizemli, ilaçlara olayı çözüyorum demedim. Yazdığım reçeteleri hastalara verdim. Yani kısaca, bu bir sır değildi.

Benim sayemde olay, Türkiye’ye halkının bilincine soktum, bunun bir hastalık ve tedavisinin olduğunu da, insanlarımıza duyurdum. Daha başlangıçta, tedavi için başvuran olgular arasında, uzman hekimler ve pek çok akademisyenler de vardı. Tümü bu tedaviyle vajinismus karabasanından kurtuldular.

Bugüne değin, 18 yıldır 3.000’in üzerinde çifti çocuk sahibi yaptım. Şu anda 6.000’den fazla manevi torunum olduğunu, gururla söylüyorum.

Mesleki alanda uzman ve yetkili arkadaşlarımız, tıp bilimine ve etiğine uygun olarak, her türlü tedavi uygulayabilirler. Çünkü hasta ve hekim arasına girilmez.

Ne yazık ki, öyle olmuyor. Benim yüzümden vajinismus trafiğinin artmasından dolayı, para kazanan meslektaşlarım dâhil bilimsel hakkımı görmezden gelip, tedavi yöntemim akıl almaz iftiralar ve karalamalar yapıyorlar. 60 yıllık meslek hayatımın hiçbir bölümünde, tek bir yanlışım ya da tıp etiği dışı mesleki davranışım olmamıştır. Bunu açık açık gururla söylüyorum.

Hakkımda mantığa ve tıbba uymayan yalan yanlış iftiraları duyup geçiyorum. Ne var ki, bu iftiralardan vajinismuslu olgular ve aileleri büyük zarar görüyorlar. Buradan bütün meslektaşlarıma sesleniyorum: Tedavi edeceğim dediğiniz hastaları mutlaka tedavi edin. Haksız kazanç sağlamanız bir yana, hastaların hekime güvenini dejenere etmeyin. Çünkü bu tür sonuç alınmayan yöntem ve uğraşılarınızdan, hasta aileleri büyük zarar görüyorlar. Aileler dağılıyor, boşanmalar oluyor ve olay kimi zaman intihara kadar gidiyor. Bu vebalin altına kimse girmesin, çünkü hepimiz bu ülkenin insanlarıyız. Varetme amacı olan hekimlik mesleği, çıkar aracı olarak kullanıldığında, bunun her türlü riski yaşanır ve manen de çöküntüler olur.

Bana gelince, biyolojik ritim gereği, bugün varsam yarın yokum. Şimdi ben soruyorum: Bir Türk hekimi, bir yöntem bulup ya da keşfedip bunun mesleğinin güvencesinde, insanlığın hizmetine sunamaz mı? Benim tedavi yöntemim hakkında, akıl almaz iftiralarla, hastalara zarar verenlere, benim verecek hiçbir yanıtım yok.

Ya hastalar, onlar susmuyorlar ve içlerinden geldiği gibi duygularını, mektuplarla ortaya koyuyorlar.

Bu kadarına hepimiz için yeter diyerek, yazıma son veriyorum.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Mektup 4                                                                               Mektup 4 devamı..
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Sevgi ve Saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
0212 293 33 11


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena