Çinliler Bunu da Yaptı Türkler Bunu da Aldı

 
 
 
 
 
 
 
 
 
Haberi okudunuz.

Tam elli yıl önce, ilk kez kızlık zarı olayıyla karşılaştım. Kandırılmış kızlarımızın çaresizliğini gördükçe içim açırdı. Çünkü erkekler oldu bittiye getirip, çeşitli vaadler ve aşk numaralarıyla kandırıp, kızları iğfal ettikten sonra terkedik gidiyorlardı.

Öğrencilik yıllarımda yurtta kalan bir arkadaş bir kızla tanışıyor, evlenme vaadlerinde bulunuyor. Ailesine, hukuk fakültesini bitirmeye dört dersi kaldığını söylüyor ve kızla nişanlanıyor.

Bir gün kızın ailesi yurda çocuğu sormaya geliyor. Bir haftadır haber alamıyoruz acaba başına birşey mi geldi? diyorlar. Yurttaki arkadaşları o son sınavını verdi mezun oldu, geçen hafta memlekete gitti dediklerinde, aile yıkılıyor.

Hangi şehirde kimi arar, kimi bulursun, kimin hakkında dava açar hak ararsın?

Kızlık zarını yitirmiş kız, yeniden evleneceği erkeğe, “ben kız değilim” diyemez ki, beklenen sadece iki damla kan.
Adam beni arıyor. Hocam 14 yıllık evliyim karıma güveniyorum, seviyorum ama, hala kanama olmadı. Nerede bu kızlık zarı. Nereye saklandı? derken, aslında kendi duygularına hançer saplamış oluyor. Bir başkası beş yıllık evliyim, iyi bir eşim var, ne ararsam buldum ama, ilk gece kanamadı. Yüzüm hiç gülmüyor. Kafama takıldı, içimi bir kurt kemiriyor. İki de çocuğumuz var. Saygılı ve bana bağlı eşime adeta işkence ediyorum. Neden böyle davrandığımı da bilmiyor ve bir anlam veremiyorum.

Bir kadın annesiyle iş birliği halinde. Kızlık zarını yitirmiş ve işi ticarete dökmüşler. Paralı çalışıyor. Yükünü tuttuktan sonra kızlık zarını bir plastik ameliyatla, yeniden yaprıtıp Akdenizin gözde bir iline yerleşiyorlar. Son derece nazik, görgülü, namuslu ve muhafazakar bir rol oynuyorlar. Bir süre sonra kadın zengin bir erkekle evleniyor.

Bu gibi zardan yana sorun yaşayan kızlarda intihardan depresyona, ailelerin reddinden sonra ortada kalmaya mahkum olmuş bu çocuklarımız bir de iffetsizlik mirasıyla kara lekesiyle hayatlarını sürdürüyorlar.

Kızlar, erkekler ve aileler kan arıyor. Oysa %20-25 dolaylarında kızlık zarı esnek olduğundan kanama olmuyor. Başına bir olay gelmiş bu çocuklarımız zarı diktirme hevesine kapılıyorlar. Oysa bu işlem güvenilir olmadığı gibi. Kime ne zaman, nasıl diktirecekler.

Bazı ülke erkeleri ise, bu kan olaylarına çok düşkün olduklarından, paralı ilişkilerinde bile kan aradıklarından, onlara da bir çok alaverili dalaverili yöntemler kullanılıyor. Vaginada kırmızı bir kan lekesi sağlanıyor. O kadar ileri gitmişler ki şişme bebeklere bile, ince naylon içinde bir torbaya kırmızı boya koyarak, birleşmede kanıyormuş gibi gösteriyorlar. İş bu kadar zıvanadan çıkmış durumda.

Oysa ben: KIRK YILDIR ESNEK ZAR OLDUĞUNU SÖYLÜYORUM. En azından yanlız bu bilinci halkımızın bir bölümüne anlatıp aşılayabildiysem, görevimi yaptım diye de gurur duyabilirim. Uzak Doğu ülkesinde nice olay biliyorum Çin bombasını patlattı. Yukarıda okuduğunuz habere göre, piyasayı ele geçirmişler. Müşterileri de belli Türkiyeye de göndermişler. Bizim gümrük gurubunun bundan haberleri yok. Ne ki, diye internetten bulmuşlar, mallara yani kanlara el koymuşlar.

Müşterilere gelince: Dananın kuyruğu burada kopuyor. Çünkü bilen ve çağdaş ülkeler, bu denli bağnazlığı ve aptallığı içlerine sindiremediklerinden, insanlık adına bu ülkeleri ve de insanları bir koyuyorlar. Bir de ilkel ve babbar damgasını vuruveriyorlar.

Haksızlar mı yani?...



Sevgi ve saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11
 
Begen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena