İki Haber

Biri: Genç bir kıza iki ayrı delikanlı âşık olmuşlar, birbirlerine girmişler. Biri arkadaşlarını toplayıp ötekini, iyice dövdükten sonra bıçaklayarak öldürmüş. Dünyada “aşk ölesiye” diye tanımlanır. Bizde artık öldüresiye aşk noktasına geldi. Aşkı da, doğasına uymayacak biçimde dejenere ettik. Burada kızın fikrini soran yok. Bu ne demek? Ne insan yerine, ne sevgili yerine konulmuyor. Kızın birkaç dostça arkadaşça davranışı, bu iki genç tarafından yanlış yorumlanmış da olabilir. Bunun adı PARANOYA’dır. Kızın belki de başka bir sevdiği vardı. Belki de, okuyup önemli biri olmayı düşünüyordu.

Biri öldü. Biri ceza evinde, kimliğinin dönüşü olmayan bir yaralanmaya mahkûm oldu. Peki kız ne olacak? Hiçbir neden yokken onun uğruna bir genç öldürüldü. İki tarafın ailesi bu konu hakkında neler düşünecek? Kız bu manevi yükün altından nasıl kalkacak? Belki ufak bir gülücüğünün vicdan azabını hayatı boyunca çekecek. Belki de evlilikten soğuyup, mutlu olamayacak.

Ayıp be!..

Bizim gençlerimiz böyle mi olmalıydı. Yiğit Anadolu askerlerinin torunları, Çanakkale ve Kurtuluş savaşlarının manevi uzantıları. Yiğit halkın yiğit delikanlıları böyle mi olmalıydı. Bu davranışlar kimlere yakışır, düşünün bakalım hangi toplumlar çıkacak karşınıza.

İkinci: Aile 13 yaşındaki kızını evlendirir. Durum polise ihbar edilir. Polis; süslenmiş gelin arabasının önünü keserek gelinlik giysileri içindeki kızı alır, koruma evine teslim eder. Bir aile düşünün, baba- anne ve ötekileri, 13 yaşındaki kızlarını, bir erkeğe (bu olayda 19 yaşında), kimi zaman da kocaman bir adama veriyorlar. Bu durumlarda başlık parası öne geçiyor. Yani aile kızını manevi yönünden kutsal evlendirme kavramının içinde, bir başka erkekle gelin güveyi, yani karı-koca, daha açığı cinsel birleşmeye teslim ediyor.

İnsanın içi kaldırmıyor. Çocuk daha be!.. Parklarda oynamalıydı. Okulda arkadaşlarıyla, dokuz taş, kovalamaca, elim sende gibi oyunlarla, hem ruhunu hem de bedenini geliştirmeliydi. O yaşta cinsellik, olayın kendisi, korkusu, dramı, kuşkusu ve gelişmemişlerin acısı…

Ayıp be!..

Bu durumda cinsellik de katlediliyor. Kurulacak yuva, bir ihtimal, hayat boyu soğuk, zevksiz, anlamsız hale dönüşüyor.

Peki:

13 yaşındaki kızlarınızı evlendiriyorsunuz da 14-15 yaşlarındaki kızlarınız, bir delikanlıyla konuştuğunda, uzaktan da olsa gülümsediğinde, el ele tutuştuğunda, onu neden öldürüyorsunuz? Onun ruhu, duyguları yok mu? O duygular hepimizin anasını kadın yaptı. O duygular olmasa dünyanın hali nice olur? Yok, yere o çocuklara ölüm hak mıdır?

Ayıp ve günah be!..

Çoğu zaman kızınızı küçük yaşta haberi yokken, istemediği birine verip, onları cinsel açıdan yatağa sokmanın acımasızlığını ve hoyratlığını bir düşünün. Bu da Anadolu halkının özü sözü bir baba yiğitlerine erkeklerine yakışmıyor be!..


Saygılarımla

Dr. Haydar Dümen
Nöroloji ve Psikiyatri Uzmanı
(0212) 293 33 10 - 11
 
Begen


  • Evlilik
  • Ölümle Yüzleşme
  • Kendine İyi Bak
  • Çapkınlık Geni
  • Her Yönüyle Vajinismus
  • Soğumayan Ölüler
  • Çocuğun Cinsel Eğtimi
  • Nazik Adında Bir Kadın
  • Ölmüş Bir Hastayla Söyleşi
  • Sahipsiz Dev
  • Best of Haydar Dümen : Gülerek Öğrenelim
  • Cennet Şeytana Kaldı
  • Şiir Sözcüklerle İkebena